Doğru kişiyi hayatınıza çekmek

02 Eylül 2014 | Kategori: Bilinçaltı Konuları

Özellikle duygusal ilişkilerimizde hepimiz daha fazla sevilmek, mutlu olmak ve değer görmek isteriz. Özel olduğumuzu bize hissettirecek, yanında kendimizi iyi hissedeceğimiz ve sevgi dolu bir eş bir çok insanın hayalidir. İlişkilerde veya evlilikte mutlu olmak bazı insanlar için şans ya da kısmetle ilgili bir durumdur. Mutlu bir evliliği olanları şanslı insanlar olarak görüp bu kişilere özenirler ve neden kendileri için doğru insanı bulamadıklarını düşünürler. Oysa gerçek bundan oldukça farklıdır aslında herkes kendisi için en doğru insanı bulur. Bilinçaltınız kendinizle ilgili hangi inançlara sahipse bu inançların onaylanmasını isteyecektir ve bu inançlara uygun insanları otomatik olarak hayatınıza çekmenizi sağlayacaktır. Eşinizden sevgi görmek istiyorsanız ama size ihtiyaç duyduğunuz sevgiyi göstermiyorsa büyük olasılıkla bilinçaltınızda “ Ben sevilmeyi hak etmiyorum” inancı vardır. Bilinçaltı sahip olduğu inanca en uygun titreşimdeki insanı yani aslında sizin için doğru insanı seçmiştir ve size sevilmediğinizi hissettirecek bir eşle birliktesinizdir. Aslında birlikte olduğunuz insan sizin için en doğru insandır sadece siz bunun farkında değilsinizdir. Dışımız içimizi gösteren büyük bir ayna gibidir, eğer hayatınıza bakarsanız içinizde nelerin olduğunu kolaylıkla görebilirsiniz. Yalnızsanız ve sizi mutlu edecek doğru insanı bir türlü bulamıyorsanız kendinizi sevmeme, iyi ve güzel şeyleri hak etmeme, kendinize değer vermeme gibi olumsuz inançların yanı sıra ilişkilerle ilgili daha farklı olumsuz inanç kayıtlarına da sahip olabilirsiniz. Bu olumsuz inançlardan bazılarına göz atarsak;

Allah çirkin şansı versin, güzellerde kısmet olmaz – Eğer güzel olduğunuza inanıyorsanız ve bu inancınızda varsa yalnız kalmaya adaysınız demektir.

Evlilik aşkı öldürüyor – Eğer bu inanca sahipseniz aşık olduğunuz insanla evlenmeyi bilinçsiz olarak reddedersiniz ve evilik noktasına gelince onu kaybetme korkunuz onu gerçekten kaybetmenize yol açar.

Bütün erkekler aldatır – Bu inanca sahip olan bir kadın ihanet korkusu yaşar ve bilinçsizce ihanete uğramamak için mutlu bir evliliği kendisinden uzaklaştırır.

Evililik insanın hayatını kısıtlar – Olumsuz inançlardan bir tanesi de evlenince özgürlüğünü kaybetme korkusudur ki bu inanç kadınlarda da erkeklerde de sıkça görülür. Bu inanca sahip olan bir insan esir olma korkusu da yaşar ve kendisini esir edecek ilişkilerden uzak durur. Bilinç düzeyinde evlenmek, mutlu bir aile kurmak istiyor olabilir ama bilinçaltı onaylanma yasası gereği bu isteğini tatmin etmeyecek insanları hayatına çeker.

Her zaman daha iyisi vardır – Bu inanca sahip olan bir kişi elindeki ilişkinin güzelliklerine odaklanmak yerine sürekli daha farklı olanı daha iyi olanı bilinçsizce arar ve bulduğunu sanınca ilişkisini bitirir. Bulamazsa da bir gün karşısına en iyisinin çıkacağı beklentisi ile yalnız kalmayı tercih edebilir.

Bunlar gibi bir çok olumsuz inanç sayabilirim ancak sanırım temel mantığı anladınız. Bilinçaltınızdaki kısıtlayıcı inançlar veya korkular hayatınıza bu inançları destekleyecek insanları çekiyor. Bu durumda ilişkilerinizde ya da evliliğinizde istediğiniz mutluluğu bulmanız kolay olmayacaktır. Peki bu durumu değiştirmek için ne yapabiliriz. Öncelikle en önemli konu kendinizi sevmeniz, sevilmeyi hak ettiğinize inanmanız ve iyi şeyler yaşamak için kendinize izin vermenizdir. Siz kendinizi olduğunuz gibi kabul ettiğiniz ve sevdiğiniz zaman hayatınıza sizi olduğunuz gibi kabul eden ve seven insanlar gelecektir. Siz kendinize değer verdiğiniz zaman size değer veren insanların tireşimi ile uyumlu olacaksınız ve otomatik olarak bu kişileri hayatınıza çekeceksiniz. Önemli olan kendi içinizde kendinizle ilgili sahip olduğunuz inançlardır unutmayın dışınız içinizin sadece bir aynasıdır.

İlişkilerle ilgili en sık yapılan hatalardan birisi de başka birisine karşı güçlü romantik duygular hissederken hayatınıza yeni birisinin girmesini beklemektir. Geçmişte kalan hala unutamadığınız ve size hala güçlü duygular hissettiren birisi varsa bu kişinin sizin üzerinizdeki enerjisi yeni bir ilişkinin hayatınza girmesine engel olacaktır. Evren boşluk sevmez her noktası tamamen enerji doludur. Sizin aşk hayatınızla ilgili alanlar zaten doluysa yeni birisinin gelmesi mümkün değildir. Yeniye yer açmak için eskiyi yaşamınızdan, aklınızdan ve duygularınızdan uzaklaştırmanız gereklidir. Bu yapılması gereken bir şeydir aksi halde mutlu bir ilişkiyi hayatınıza kabul etmeniz mümkün olmayacaktır.

Hayatınızda yeni birisi için yer açmak kadar önemli olan bir diğer konu gerçekten yaşamınızda birisini isteyip istemediğinizdir. Gerçekten yeni bir ilişkiye veya evliliğe hazırmısınız? Bunu kalbinizden istiyor musunuz? Yoksa sadece ailenizin ya da toplumun beklentilerini mi yerine getirmeye çalışıyorsunuz? Eğer gerçekten böyle bir ilişki istemiyorsanız bu durumda bilinç düzeyinde istediğinizi düşünseniz bile bilinçsizce size uygun olmayan insanları çekersiniz ve sonra da ben istedim ama olmadı dersiniz. Bazen insanlar kendilerine bir şeyin mümkün olmayacağını ispat etmek için bilinçsizce bir çok kereler olumsuz deneyimler yaşamayı seçebiliyorlar. Bu nedenle gerçekten ne istediğinizi bilmek çok önemlidir.

Yine aileden ayrılma, onları terk etme ve yalnız bırakma korkusu bir çok insan için evliliğe engel oluşturan bir duygu durumudur. Ailesine karşı maddi ya da manevi sorumlulukları olduğunu düşünen kişi evlenip evden gitmekle ilgili suçluluk duyguları geliştirebiliyor ve evliliği istediğini söylese de aslında evililik bilinçaltının kesinlikle reddettiği bir durum haline geliyor. Daha sonra bilindik senaryolar tekrar etmeye başlıyor ya uygunsuz insanları hayatına çekiyor ya evlilik düşünmeyen kişileri buluyor veya sürekli sorunlu ilişkiler yaşıyor. Eğer ailenize karşı maddi veya manevi sorumluluklarınız varsa ve bunlar sizin için çok önemliyse onları yalnız bırakmanız durumunda kendinizi iyi hissetmeyecekseniz evlenmekle ilgili suçluluk duygularınız olabilir. Bu durumda bu konuya odaklanmalı ve en azından evlenmeniz durumunda neler yapabileceğiniz, ailenizi nasıl destekleyebileceğinizle ilgili alternatif planlar yapmalısınız. Sadece bunları planlamak için sizin için rahatlatıcı olabilir ve evlilik konusundaki baskıyı üzerinizden kaldırabilir.

Eğer geçmişinizde herhangi bir kişiyle olumsuz veya travmatik bir ilişkiniz, evliliğiniz olduysa ve bu ilişki bilinçaltınızın olumsuz inançlara sahip olmasını sağladıysa bu durumda yeniden zarar görme korkunuz olabilir. Doğal olarak korkunuzu onaylayacak insanları hayatınıza çekme ihtimaliniz de bu durumda artacaktır. Bu korku hem sizin kendinizi korumak için karşı cinsten uzaklaşmanıza yol açabilir hem de yeniden yanlış bir insana bağlanmanıza neden olabilir. Eğer geçmişinizde böyle travmatik bir ilişki olduysa bunun etkilerinden kurtulmanız çok önemlidir. Bunun için farklı seçenekleri değerlendirebilirsiniz ancak en önemli konu güvende olduğunuza bilinçaltı düzeyde inanmanızdır. “ Hayatıma sadece iyi insanları kabul ediyorum, tamamen güvendeyim ve korunuyorum” şeklinde bir olumlama ile çalışmanızı öneririm. Bu olumlama ile bilinçaltınıza gireceğiniz yeni kayıt geçmişin izlerinden kurtulmanıza da yardım edecektir.

Hayatınıza doğru insanı çekmek mutlu bir ilişki veya evlilik yaşamak için önce kendinizi değiştirmelisiniz. Siz mutlu ve keyifli bir insansanız hayatınıza mutlu ve keyifli insanlar gelecektir. Siz kendinizi seviyorsanız hayatınıza sizi sevecek birisini kabul edebilirsiniz. Kendinizi değiştirmeden aynı sorunları hayatınıza çekeceğinize göre mutlu bir ilişki için kendinizi değiştirmeye odaklanmanızı öneririm. Bunun için de evlilikle ilgili olumsuz inançlarınızı tespit edebilir daha sonra Refah içinde bir yaşam sürdürme rehberinde verdiğim inanç değiştirme çalışması ve olumlamalar ile bunları değiştirmek için çalışabilirsiniz. Yine bildiğiniz farklı teknikler varsa bunları da kullanarak eski ve olumsuz inançlarınızdan kurtularak yeni ve olumlu inançlar edinebilirsiniz. Siz değiştiğiniz zaman tüm evreninizin değiştiğini görecek ve yeni versiyonunuza uygun insanların hayatınıza şaşırtıcı şekillerde geldiğine tanık olacaksınız.

 

Yukarıdaki yazı Berna Özcan Demir tarafından hazırlanmış olup 5846 nolu yasa uyarınca tescil ettirilmiştir, kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. Oluşacak itilaflarda İstanbul Mahkemeleri yetkilidir.



Yorum yapma kapalı.