Hastalıkların gerçek nedenleri

man_question_mark Her hastalık özünde olumsuz bir duygu, düşünce yada hatalı bir inancın bedende oluşturduğu bir dengesizliktir. Her hastalığın kaynağında bir enerji dengesizliği vardır ve her dengesizliğin de altında mutlaka zehirli bir duygu, düşünce yada inanç vardır. Hastalığın altındaki bu temel nedeni kişi fark etmeli, bu nedeni ortadan kaldırmalı , eski, zarar veren düşüncelerinin, duygularının yerine yenilerini koymalıdır. Ancak bu şekilde bir  hastalığın gerçek nedeni şifalandırılabilir ve hastalığı oluşturan enerji dengesizliği giderilebilir.

Eğer herhangi bedensel bir hastalığa sahipseniz mutlaka tıbbi tedavinize devam ediniz. Reiki, meditasyon, yoga gibi tamamlayici disiplinlerden yardım almak kişisel bir seçimdir ve faydası olacaktır ancak tıbbi tedavi bırakılmadan bunlar yapılmalıdır. Bunun dışında aşağıdaki yazımın, hastalığınızın gerçek nedenini fark etmenizde faydası olacağını düşünüyorum. Farkındalık bir sorunun çözümü için ilk ve en önemli adımdır. Farkındalık adımını çözüm adımı takip eder, çözüm için kendi içimde neleri değiştirmeliyim, hangi inançlarımdan vazgeçmem beni iyileştirmeye doğru götürür, hangi düşüncelerimle vedalaşmalıyım sorularını kendinize sormanızı öneririm. Yapacağınız en küçük bir değişim bile şifalanmanıza katkı sağlayacaktır.

Hastalıkların gerçek nedenleri

Bilgi: Bir yada bir kaç neden sizde var olabilir bunu anlamak için objektif değerlendirmeler yapın, gerekirse yakınlarınıza , sizi iyi tanıyan insanlara düşüncelerini sorun. Bazen bizim göremediğimiz şeyleri başka bir insan çok kolay fark edebilir.

1- Olumsuz duyguların ve düşüncelerin enerjisinin bedende enerji dengesizliklerine yol açması

Her duygu ve her düşünce özünde bir enerjidir. Sürekli olarak düşündüğünüz yada hissettiğiniz şeyler sürekli bir enerji yayını yapmanız anlamına gelmektedir ve insan kendi yaptığı enerji yayınından çok fazla etkilenir. Bugün tutarlı duygu durumlarının DNA yı etkilediğine ve değiştirdiğine dair bir çok bilimsel çalışma yapılmıştır. İç dünyanızdaki olumsuz duygular ve düşüncelerin oluşturduğu enerji sizin enerji bedeninize, hücrelerinize ve organlarınıza zarar vermektedir. Hayattan tat almayan bir insanın şeker hastası olması, sürekli gergin ve endişeli olan bir insanın kalp hastası olması, acısını sürekli içine atan, çok duyarlı ve hassas bir kişinin kanser hastası olması, sürekli düşünen, mükemmeliyetçi bir insanın migren hastası olması gibi buna bir çok örnek verilebilir. İç dünyanızda  bir dengesizlik varsa bu bedeninizde kendisini gösterecektir. Her hastalığın duygusal ve zihinsel bir nedeni vardır ve siz bu nedeni ortadan kaldırmadıkça hastalığa yol açan enerjileri ortadan kaldırmanız mümkün olmayacaktır. Bu konuda güzel bir kitap önermek istiyorum, hala okumayanlar varsa mutlaka edinsinler ve hastalıkların gerçek nedenlerini bu kitaptan incelesinler. Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri – Louise L. Hay- Akaşa Yayınları. Bu kitaptan hastalığınızın gerçek nedenini öğrenebilir ve bu konuda farkındalık kazanabilirsiniz.

2- Öfkeyi kendi bedenine yönlendirme

Bir çok sağlık sorununda kişinin içindeki öfkeyi kendi bedenini yönlendirmesi ve bu şekilde etkisiz hale getirmesi durumu vardır. Öfke toplum tarafından hoş karşılanmayan bir tutumdur. Sakin olmak, öfkeyi kontrol etmek, kızgınlığı dışa vurmamak toplumumuzda neredeyse bir erdem kabul edilir. Öfkeli insanlar kibarlıktan uzak, istenmeyen, dışlanan insanlardır ve kişi içindeki öfkeyi boşaltmanın toplum tarafından kabul edilebilir bir yolunu bulamazsa bu öfkenin enerjisini bilinçsizce kendi bedenine yönlendirebilir. Özellikle kadınlarda öfkenin kendi bedenine yönlendirilmesi durumu çok sık rastlanan bir durumdur. Çoçukluk yaşlarında uslu bir kız ol, büyüklerine cevap verme, iyi kızlar bağırmazlar, kavga etmezler gibi bir çok şartlanmaya maruz kalan kişi büyüdükten sonra sevilme ve kabul edilme ihtiyaçlarını karşılamak için ya da  iyi anne olma, iyi eş olma gibi vasıflara sahip olmak için susma, içine atma, sinirine hakim olma yani öfkelenmeme konusunda kendisini  zorlar. Bu durumda öfke enerjisi kendini ifade etmenin bir yolu olarak bedene yönlenir ve bedende çeşitli enerji bozukluklarına dolayısıyla hastalıklara yol açar. Bu durumda kişi içindeki öfkeyi ortaya çıkartabileceği hem kendisi hem toplum tarafından kabul edilebilir bir yol bulmalıdır. Eğer meditasyon çalışmaları yapıyorsa bilinçli olarak öfke enerjisinin dönüştürülmesi çalışmanında faydası olacaktır.

3- Başka birisini cezalandırma

İnsanlar sevdikleri kişilere karşı bir kızgınlık duyuyorlarsa ve  kızgınlıkları uzun süredir devam ediyorsa ve affetmekte zorlanıyorlarsa bu durumda bilinçsizce bu kişileri cezalandırmak için kendilerini hasta edebilirler. Bu genelde eşler arasındaki ilişkide çok görülür. Beklentileri karşılanmayan ya da hak etmediği şeyler yaşadığına inanan eş, hastalığı bilinçsizce seçer ve bu şekilde kendisini seven diğer kişinin onun için üzülmesini, acı çekmesini ister. Eğer sevdiği kişi onun için gerçekten üzülürse ve kişi bunu görürse bir süre sonra bu hastalık iyileşebilir ya da bu durumdan ikincil bir fayda elde eden bilinçaltı hastalığı devam ettirmeyi seçebilir. Çünkü yıllardır görmediği sevgi ve ilgiyi görmeye başlamıştır. Bu konu 5.maddede açıklanmıştır. Eğer sevdiği kişi onun için üzülmezse, ya da kişi karşısındakinin acı çektiğine ikna olmazsa bu sefer de kurban arketipi baskılı bir süreç başlar ve hastalık yine devam eder. Bu durum da 7.maddede açıklanmıştır.Sevilen bir kişiyi cezalandırma temelli hastalıklarda genellikle kişinin hastalığı bir dönemde artar, kişi acı çeker, sonra cezalandırdığı kişinin yeterince üzüldüğünü görünce hastalık yatışır. Eğer cezalandırdığı bu durumdan üzülmezse yine hastalıkta bir sakinleşme dönemi olur ama her durumda hastalığın semptomları tekrar tekrar kendisini gösterecektir. Elbette kişinin başka birisini cezalandırması tamamen bilinçaltındadır ve kişi bunun farkında değildir. Farkındalık ise iyileşme yolunda atabileceği ilk adımdır. Bu sorunu yaşayan kişinin karşısındakini ve kendisini affetmesi ile sağlık durumunda ciddi değişimler yapabilecektir.

4- Kendini cezalandırma

Geçmişte yaptığı hatalar için kendisini affedemeyen ve bilinçaltında hala kendisine kızgın olan kişi bilinçsizce hastalığı seçerek kendisini cezalandırabilir. Bilinçaltında suçluluk duyguları varsa her suçlu cezasını çeker yada herşeyin bedeli vardır inancına sahip olan kişi, bilinçaltı düzeyde kendisini cezalandırarak arınmayı ve temizlenmeyi seçebilir. Bu çok sık görülen bir hastalık nedenidir. Kişinin bilinçaltı yeterince acı çektiğine inandığı zaman kendisini cezalandırma süreci genelde bitecektir. Ama kişi affedilmez bir suç işlediğine inanıyorsa bu durumda hastalık ömür boyu sürebilir. Burada önemli olan suçunun büyüklüğü değildir, kişinin bu suçtan dolayı kendisini bilinçaltında ne kadar suçladığıdır. Henüz küçük bir çocukken annesinin cüzdanından para çalmış olan bir kişiyi düşünelim. Olay ortaya çıkar ve anne ona ne kadar kötü bir çocuk olduğunu, hırsız bir evlat istemediğini ve onu asla affetmeyeceğini söyler. Çocuğun bilinçaltına artık sen asla affedilmeyecek bir suç işledin kaydı girmiştir ve bir süre sonra herhangi bir hastalık başlar ya da bu hastalık ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilir. Kendisini cezalandıran bilinçaltı hastalığı bir çıkış yolu olarak kullanmaktadır. Bu durumda yine kişinin kendisini tamamen affetmesi iyileşmesinin en önemli adımı olacaktır.

5- Bilinçaltının hastalıktan ikincil bir fayda elde etmesi

Bir sorundan, bir hastalıktan hatta kötü bir durumdan bilinçaltının herhangi bir çıkarı varsa bu sorunun sürmesi için elinden geleni yapacaktır. Burada çıkar ilkincil düzeydedir ve tamamen bilinçaltındadır. Örneğin ne zaman hastalansa sevdiklerinden ilgi gören bir insanın durumunda ikincil çıkar sevgi ve ilgidir. Kişi bilinçli olarak hasta olmak istemez, acı çekmek istemez ve iyileşmek için herşeyi yapar ama bilinçaltı durumdan çok memnundur ve hastalığı sürdürmek için ne geriyorsa yapar. Bazen ise kişi hasta olduğu için çeşitli sorumluluklarından kurtulmaktadır. Örneğin işe gitme, ev işi yapma, çocuklarla ilgilenme hatta bir şeyleri düşünme zorunda kalma gibi sorumluluklarını hasta olduğu için yerine getirme şansı yoktur. Bu durumdan ise bilinçaltı düzeyde çok memnundur, bilinçli zihin bir an önce iyileşmek isterken bilinçaltı eski sorumluluklardan kaçmaktadır. Burada aynı küçük bir çocuğun önemli bir sınav öncesi ateşinin çıkması ve bu şekilde okula gitmeden kurtulması gibi işleyen bir mekanizma vardır. Eğer bir hastalıktan bilinçaltının bir çıkarı varsa bu hastalığı bırakmak istemeyecektir. Bu durumda yapılması gereken en önemli şey kişinin kendisine bu hastalıktan dolayı elde ettiğim bir menfaat var mıdır, bu hastalığın hayatıma getirdiği iyi bir şeyler var mıdır diye sormasıdır. Yanıtları dikkatle verdikten sonra bu faydaları hastalık dışında da elde edebileceği değişimleri hayatında yapmalı ya da bu konularda bilinçaltını yeniden programlamaldır.

6- Hatalı inançlar

Bazı yanlış inançlar kişinin bir hastalığa yaklanmasını etkileyebilir. Bu inançlara artık yaşlandım hasta olmam normal, ailemde herkeste x hastalığı olur genetik bir sorun, çocukken de çok hastalanırdım yaşım ilerledikçe daha sık hastalanıyorum gibi örnekler verebiliriz. Özellikle yaşla hastalıkların artacağı inancı çok tehlikeli bir inançtır. Bu inançları değiştirmek için kişi mutlaka bilinçaltı programlama çalışmaları yapmalıdır.

7- Kurban aketipi

Kurban arketipi hepimizde olan arketiplerden biridir ve bir çok hastalıkta temel rollerden birini oynar. Kişinin sahip olduğu kurban arketipi onu bir çok noktada bloke ederken zavallı ben inancı bir çok hastalığın oluşmasında önemli etkiler yapar.  Hastalık kurban arketipinin kendisini yaşatma ve ifade etme şekillerinden biri olur. Zaten kötü şeyler hep benim başıma gelir, ben zavallı biriyim inancı,  kişinin içindeki kurbanın kendisini tatmin etmesinin bir yoludur. Kişi hastadır, hastalık durduk yerde onu bulmuştur, zaten hep hak etmediği şeyleri yaşar gibi bir çok duygu ile kişi içindeki kurbanı beslemektedir. Bu durumda yapması gereken şey, kurban arketipi ile çalışarak onu kontrol altına almak, kendi gücünü kabul etmek ve yaşamının sorumluluğunu gerçek anlamda üstlenmektir.

8- İlgi ve sevgi görmek için kabul edilebilir ve tepki

Kendisini yeteri kadar sevmeyen ya da sevilmeme korkusuna sahip olan kişi, ailesinden, arkadaşlarından ve sevdiklerinden sürekli bir sevgi, ilgi, yakınlık talebi içindedir. Ancak bu beklentilerinin yeterince karşılanmadığına inanması ya da hiç bir zaman istediği kadar sevgiyi, ilgiyi elde edemeyeceğine inanmasıyla hastalık kişi için kabul edebilir bir seçenek haline gelir. Burada bilinçaltının hastalıktan ikicil fayda elde etmesinden daha başka bir mekanizma işler. Kişi eğer hasta olduktan sonra sevgi ve ilgi görürse bunu kaybetmemek için hastalığı sürdürebilir bu bilinçaltının ikincil bir fayda elde etmesidir. Ancak hastalığın nedeni daha fazla ilgi ve sevgi görmek ise yani hastalığı başlatan bilinçaltı motivasyon bu ise bu durumda bu madde geçerlidir. Bu durumdaki kişi özellikle kendini sevme, kendine değer verme ve kendi kendisine yetebilme konusunda bilinçaltı çalışmaları yapmalıdır.

9- İntiharın kabul edilebilir şeklini benimseme

Özellikle ölümcül sonuçları olabilen hastalıklarda görülebilen nedenlerden bir tanesidir. Kişi artık yaşamak istemiyordur, yaşamın onun için bir anlamı kalmamıştır ancak kendisini öldürmek yani intihar etmek onun için kabul edilebilir bir seçenek değildir. Bilinç düzeyinde yaşamak istiyorum diyebilir ve tedavi için herşeyi yapabilir ama bilinçaltında seçimi ölümden yanadır. Bu durumda intiharın en kabul edilebilir şeklini yani ölümcül bir hastalığı tercih edebilir. Bu durumda kişinin gerçek anlamda yaşamayı seçmesi ve bilinçaltı düzeyde intihar isteğini değiştirmesi gereklidir.

10- Aşırı stresin oluşturduğu tahribat

Aşırı stresin kişinin enerjisini tüketen, enerji dengesine zarar veren ve her noktada tahribat oluşturan etkileri vardır. Strese yol açan nedenler genelde bilinçaltı kaynaklıdır. Örneğin işinden atılma korkusu yaşayan bir insanın yaşadığı bir korkunun altında parasızlık korkusu, gelecek korkusu, sevilmeme korkusu, dışlanma korkusu gibi bir çok korku olabilir. Bu korkular işten atılma tehdidi ile tetiklenir ve kişi için çok daha zararlı hale gelir. Ancak bilinçaltında bolluk-bereket inancı, kendine güven, gelecekten iyi ve güzel şeyler bekleme, hayata güvenme gibi inaçlar olan bir insan, işten atılma tehdidi ile karşılaşınca bu durumu çok daha doğal kabul edebilir hatta kendisi için yeni imkanlar oluşturacak bir perspektifte konuya yaklaşabilir. Sorun her iki kişide de işten atılma tehdididir ancak bir kişi için bu tehdit ciddi bir stres ve buna bağlı hastalıklar oluştururken diğeri için motivasyon kaynağı hatta kendisini daha iyi hissetme nedeni bile olabilir. Üzerinizde stres oluşturan bir çok şey bilinçaltınızla bağlantılı korkularınızın tetiklenmesidir. Bu nedenle stres kaynaklarınızı bulmalı ve bunlarla bağlantılı olabilecek korkularınızla çalışmalısınız.

Eğer herhangi bir hastalığınız varsa yukarıdaki yazımın sizlere ışık tutmasını ve şifalanma yolunda faydalı olmasını seçiyorum.

Sevgiyle kalın.

Berna Özcan Demir

9 thoughts on “Hastalıkların gerçek nedenleri

  1. Sevgili Berna Hanım,
    Yazılarınızdan fevkalade yararlanıyorum.. Çok çok teşekkürler :)))

    Gül

  2. Yasam Kuresi Inisiyasyonu çalışmasını kaçırdım. Tekrarı olursa iyi olur.

    İyilikler, güzellikler yanınızda olsun.

    İbrahim DÜNYA

  3. teşekkürler.muhteşemdi avuçlarımda çok hissettim.enerjiniz bol olsun.sevgiyle kalun.

  4. Çok teşekkürler Berna Hanım eminim bu bilgiler
    bize çok faydalı olacak tekra teşekkürler

  5. BERNA HANIM BİZE AKTARDIĞINIZ BİLGİLER SÜPER FARKINDA OLMAK ÇOK DAHA GÜZEL TEŞEKKÜRLER

  6. Ben de kronik bir migren hastası olarak mükemmelliyetçiliğimin vr hataya tahamülü olmayan yapının farkındaydım. Sadece hergün aklıma geldikçe mutluyum, sağlıklıyım, huzurluyum, zenginim diyerek ve daha pozitif bakarak bile migren ağrımdan kurtuldum.Sizinle tanıştığım için çok mutluyum, evrenin tüm pozitif enerjisi sizinle olsun..

  7. Ellerinize sağlık, ne güzel ifade etmişsiniz, bencede tüm hastalıkların temelinde yine hasta olan kişinin kendisi yatıyor, sonuçta insana gaipten durup dururken hastalık inmez değil mi… İnsan kendini kötü bir duruma sokabiliyorsa eğer iyi duruma getirmekte yine onun ellerinde, teşekkürler.

Comments are closed.