Archives

Teklik Yasası

Evrenin  bazı temel  yasaları vardır ve bunlar her zaman değişmez ve düzenli bir şekilde işlerler. Evrenin yasalarını bilmek demek, evrensel güçleri anlamak ve doğru bir şekilde kullanmak demektir. Gerçek bir bilge evrenin yasalarını anlayan ve evrenle uyumlu olarak yaşayabilen  kişidir. Blogumda evrenin 10 yasasını tüm detayları ile bulabilirsiniz ve uygulama örneklerini görebilirsiniz. Bu yasaların büyük bir kısmını ilk kez öğreneceğinizi tahmin ediyorum, bu nedenle bazılarının üzerinde düşünmeniz ve hayatınıza nasıl uygulayacağınızla ilgili pratikler yapmanız gerekecektir. Bu ilk başlarda size zor gelebilir ama denemeye devam edin. Sonuçları beklediğinizden çok daha göz kamaştırıcı olacaktır. .

BİLGİ: BLOGDAKİ BİLGİLER HERHANGİ BİR KİTAPTAN YADA KAYNAKTAN ALINMIŞ DEĞİLDİR.  LÜTFEN DAHA DETAYLI BİLGİ BULABİLECEĞİM BİR KAYNAK VAR MIDIR DİYE SORMAYIN, ÇÜNKÜ BU YASALARLA İLGİLİ KAYNAK İSMİ BENDE BİLMİYORUM.  BİLGİLER TAMAMEN İNCELEMELERİM, ARAŞTIRMALARIM VE GÖZLEMLERİMLE OLUŞTURULMUŞTUR.

İlk olarak üzerinde durmamız gereken yasa “Teklik Yasası”dır. Evrende herşey bir ve bütündür.  Bizler evrenin enerji alanından ayrı yada kopuk değiliz. Evrendeki bütün enerjilerle bütünüz. Her birimiz bağımsız olarak varız ama hep birlikte bir bütünü oluşturuyoruz. Bunu bir şarkının notaları gibi düşünebilirsiniz. Her bir notanın bağımsız olarak var olduğu ama bir araya gelerek bir şarkıyı oluşturdukları bir evrende yaşıyoruz. Evren bir şarkı ise, bizler onu oluşturan notalarız ve hep birlikte bütünün parçalarıyız.

Hayatınızda isteklerinizi tezahür ettirebilmeniz için öncelikle teklik yasasını anlamalı ve kaynağa bağlanmalısınız. Bizler fiziksel boyutta tezahür etmiş enerji varlıklarız. Her birimiz  mükemmel ve tamamlanmış bir öze sahibiz. Ancak kendi korkularımızla, sınırlayıcı inançlarımızla ve evrensel yasalara aykırı davranışlarımızla mükemmel olan özümüzden uzaklaşıyor ve bir anlamda kendi sorunlarımızı kendimiz oluşturuyoruz. Hayatınızda istediğiniz bir şeye sahip olmak için yapmanız gereken şey özünüze dönmek ve aslında tamamlanmış bir varlık olduğunuzu hatırlamaktır.  Bizler var olmuş ve varolacak her şeyle bir ve bütünüz. Hiçbir istek bizim dışımızda değil, hiçbir amaç uzaklarda bir yerlerde değil, hiçbir insan bizden ayrı değil….  Eğer kaynağa bağlanabilirsek, bir şey istememize gerek de kalmayacaktır. Sadece isteğimizin zaten bizimle olduğunu hatırlamamız yetecektir.

Evrensel teklik yasasını anladığınız zaman hiçbir şeyin sizin dışınızda olmadığını ve herşeyle aslında bir bütün olduğunuzu da anlayacaksınız. Bu konuda kuantum fiziği alanında yapılmış bilimsel çalışmalar vardır ve bugün kuantum fiziği de “Alan Teorisi” ile tekliğe işaret etmektedir. Evren tek bir enerji alanından oluşmuştur, bu alan ayrılmaz ve parçalanmaz bir şekilde bütündür. Bizler bu alanın bir parçasıyız ve evrendeki bütün varlıklar ile bir bütünü oluşturuyoruz. Kuantum konusunda “ Refah içinde bir yaşam sürdürme isimli” kitabımda önemli bilgiler verilmiştir. Eğer bu kitabı hala okumadıysanız

http://www.reikiturk.com/reikiturk-ebook/refah-icinde-bir-yasam-surdurme-rehberi.pdf linkinden kayıt ederek okuyabilirsiniz. Bu kitaptan önce Refah içinde bir yaşam sürdürme isimli kitabı okumanızı öneririm.

Teklik yasasını anlamak size ne kazandıracak?

1.Evrendeki herşeyle bir ve bütün olduğunuzu tam olarak anladığınız zaman, evrendeki herşeyle bağlantılı olduğunuzu ve siz değiştiğiniz zaman tüm evrenin de değişeceğini anlayacaksınız.  Bunu şöyle düşününebilirsiniz, siz evrenle bir bütünsünüz ve evrenin yapısında sizin varlığınız çok önemli. Eğer siz değişirseniz evreni de değiştirmiş olacaksınız.  Siz şifalanınca yani daha sağlıklı, daha huzurlu, daha dengeli ve daha mutlu olunca evrende de bir şeyler değişecek. Kendimiz için yapacağımız her iyi şey,  üreteceğimiz her pozitif düşünce ve eylem evreni de olumlu olarak etkileyecektir. Bu şekilde bütünün daha iyi olmasına bir katkınız olacak.

2.Teklik yasasını anladığınız zaman aslında sizin tamamlanmış ve mükemmel bir varlık olduğunuzu da anlayacaksınız. Evrende herşey mükemmel bir şekilde işler ve tamamlanmıştır. Bu bütünün içinde kusurlu ya da eksik olmanız mümkün değildir. Hayatınızdaki yoksunluklar, eksiliklikler ve sorunlar aslında sizin oluşturduğunuz şeylerdir. Evrende bolluk ve bereket her yerdedir, eğer hayatınızda kıtlık varsa bu  korkularınızla, sınırlayıcı inançlarınızla veya bilinçaltınızdaki hatalı kayıtlarla sizin evrensel yasalara uygun olarak yaşamamanız sonucunda oluşmuş bir durumdur. Evrende kendini yenileme, iyileştirme ve canlandırma sistemi her zaman işlemektedir. İnsan bedenin de kendisini iyileştirme mekanizması çok etkilidir. Ancak bir türlü iyileşmeyen sağlık sorunlarınızın olması, bu mekanizmanın sizde çalışmaması yine sizin kendi içinizde oluşturduğunuz blokajlar yüzündendir. Teklik yasasını anlayınca, aslında evrenin mükemmel sistemine sahip olduğunuzu  ve buna uygun yaşayınca tamamlanmış halinize geri döneceğinizi de göreceksiniz.

3.Evrende bir tekliğin olduğunu anlayınca aslında istediğiniz hiçbir şeyin sizden uzak olmadığını, bütün isteklerinizle bir bütün olduğunuzu da fark edeceksiniz. Bir şey istediğiniz zaman dışarıdan size gelecek bir olgu, nesne ya da duygu yoktur. Siz zaten bunların hepsi ile tek bir bütünsünüz. Ancak bilinç durumunuz ve tekliği anlamak yerine çokluk düşüncesi içinde olmanız isteklerinizin sizin dışınızda olduğu inancına sahip olmanıza yol açmaktadır. Eğer teklik yasasını tam olarak anlarsanız bu durum değişecektir. Bir şey istediğiniz zaman size gelmesini beklemeyeceksiniz, zaten sizinle olan bir şeyi fark edecek ve alacaksınız.

Teklik yasasını kullanma

Bu konuda yapılabilecek en iyi çalışma her gün 15-20 dakikalık bir zaman diliminde içinize dönmeniz ve kendinize sürekli “ Ben evrenle tekim ve birim” diye tekrar etmeniz olacaktır. Bunu yaparken gerçekten bu tekliği hissetmeye çalışın, tüm dünyayı hatta evreni düşünün. Tüm canlıları, dünyanın başka yerlerini, hayvanları, bitkileri, yıldızları, evreni hissetmeye çalışın. İçinizden ben evrenle tekim ve birim derken gerçekten tek olduğunuzu kalbinizde hissedeceksiniz. Zihniniz sakin ve dingin bir şekilde bu çalışmayı yapın. Bir süre düzenli olarak yaparsanız, teklik yasasını anlamaya daha da önemlisi yaşamaya başlayacaksınız.

Sevgiyle kalın.

Berna Özcan Demir

Titreşim Yasası

Çekim yasasını bir çok kişi duymuş hatta hayatında uygulamaya çalışmıştır. Ancak titreşim yasasını bilen insan sayısı daha azdır ve uygulanması konusunda fikir sahibi olanlarda fazla sayıda değildir. Çekim yasası benzer enerjiler bir birini çeker derken, titreşim yasası, herşey bir müzik notası gibi titreşir ve siz kendi titreşimize uygun şeyleri hayatınıza çekersiniz der. İkisi ilk bakışta birbirine çok benzer gibi görünse de aslında aralarında ciddi bir fark vardır. Çekim yasasında istediğiniz bir şeyi hayatınıza çekmek için buna odaklanmak zorundasınızdır. Ne istediğinizi bilmeli, isteğinize sürekli enerji göndermeli, zihninizi odaklamalı ve pozitif zihin durumunuzu korumalısınız. Olumlamalarla ve imgelemelerle çalışmanız ve istediğiniz şeyi çekmek için benzer enerjileri üretmeniz gereklidir. Oysa titreşim yasasında sizin özel bir çalışma yapmanıza gerek yoktur.  Amaç bir şeyi istemek ve bunu hayatınıza çekmek değildir. Amaç pozitif bir titreşime sahip olmak ve güzel şeyleri hayatınıza otomatik olarak çekmektir. Burada belli bir amaç yoktur, sadece kendinizi gelebilecek her türlü iyi ve güzel herşeye açmak vardır.

Bazı insanlar çekim yasası ile çalışmalarına rağmen bir türlü istediğim şeyleri hayatıma çekemiyorum şeklinde şikayetler ederler. Bu durumda çekim yasası işe yaramıyor sonucuna varır ve çalışmalarını bırakırlar yada nerede hata yaptıklarını anlayamaya çalışırlar. Aslında bu durumun nedeni oldukça basittir. Kişi titreşim yasasına göre, kendi titreşimine uygun olan şeyleri hayatına çekmektedir. Titreşim yasasını belirleyen şeyler en fazla bilinçaltındadırlar. Buna şöyle bir örnek vermem doğru olacaktır. Bilinçaltında yoksunluk, parasızlık korkusu gibi duyguları olan bir insanın sahip olduğu titreşim buna uygun olacaktır. Kişi hiçbir şey yapmasa bile maddi sorunları ve borçları hayatına çekecektir. Bu kişinin çok istediği bir evi satın almak için çekim yasası ile çalışıyor olduğunu varsayalım. Evi almak için eve odaklanıyor ve evi kendisine çekecek enerjileri üretiyor, yani çekim yasasını işletiyor.  Ancak bir taraftan da titreşim yasası aynı anda işliyor. Evi bilinçli olarak hayatına çekmeye çalışırken bir taraftan da bilinçsiz olarak borçları hayatına çekiyor. Bu durumda en iyi ihtimalle bu enerjiler bir birini nötrleyecektir. Ancak kişi bir süre sonra istediğim olmuyor diyerek çalışmayı bırakacak ve titreşim yasasına uygun bir şekilde yaşamaya devam edecektir. Bir ihtimalde çekim yasası ile çalışırken istikrarlı ve azimli bir şekilde devam etmesi ve çalışmayı bırakmamasıdır. Bu durumda  istediği evi gerçekten hayatına çekebilir ama titreşim yasası işlemeye devam edeceği için yine borçlar hayatında olacaktır, yani istediği refaha ulaşması kolay olmayacaktır.

Titreşim yasasının işleyişinde, auranızın yani enerji alanınızın ne kadar pozitif olduğu, doğal düşünce şeklinizin en kadar olumlu olduğu ve bilinçaltınızda neler olduğu çok önemlidir. Tireşim yasasını tam olarak anlayamazsak ve buna uygun değişiklikleri yapamazsak bu durumda, otomatik olarak hayatımıza bir şeyleri çeker dururuz ve çoğu zaman da bunlardan şikayet ederiz. Ancak titreşim yasasını tam olarak anladığımız ve buna uygun davrandığımız zaman, otomatik olarak iyi ve güzel şeyleri hayatımıza her an çekeriz.

Titreşim yasasını anlamak size ne kazandıracak?

1.Hayatınıza baktığınız zaman sahip olduğunuz titreşimin ne olduğunu anlayacaksınız. Eğer hayatınızda sürekli benzer olayları ve sorunları yaşıyorsanız bunun titreşim yasası ile ilgili olduğunu anlayacak ve titreşiminizi değiştirmek için harekete geceçeksiniz.
2.Doğal tireşiminizi sevgi, mutluluk, refah ve sağlığa ayarmalayı başardığınız zaman, otomatik olarak iyi ve güzel şeyleri hayatınıza nasıl çekebildiğinizi göreceksiniz.
3.Sizin titreşiminiz değişince çevrenizdeki insanlarda bundan etkilenecekler ve onların da titreşimleri olumlu olarak değişecek. Değişimi reddenler ise, artık sizinle aralarında bir uyum kalmadığı için büyük bir olasıkla hayatınızdan gideceklerdir. Bu konuda rahat olabilirsiniz, bu kişiler zaten size sorun çıkartan ve enerjileri ile sizi aşağıya çeken kişiler olduğu için, hayatınızdan gitmeleri sizin için olumlu olacaktır. Aranızda sevgi bağı olan kişiler ise olumlu değişimler yaşayacaklar ve onların da hayatlarının şifalanmasına katkı sağlamış olacaksınız.
4.Tireşim yasası sürprizlerle dolu bir yasadır. Titreşiminiz değiştiği zaman hayatınıza çekeceğiniz olaylar size güzel sürprizler yaşatacaktır.
5.Tireşiminizi olumlu bir duruma getirince, çekim yasası ile ilgili çalışmalarınızdan çok daha kısa zamanda ve başarılı sonuçlar alacaksınız.

Titreşim yasasını kullanma

Tireşim yasasını kullanmak için bilinçaltını değiştirme ve auranın temizlenmesi en önemli iki konudur. Refah içinde bir yaşam sürdürme rehberi isimli kitabımızda bu konuda detaylı bilgiler vardır. Kitapta bilinçaltı programlama kısmında 21 günlük bilinçaltı çalışması anlatılmıştır. Ancak konu olarak sadece refah için çalışma verilmiştir. Çalışmanın içeriğini ve nasıl yapılacağını bu kitaptan inceleyebilirsiniz. Bunun dışında bilinçaltında olabilecek sorunlar için aşağıda bazı olumlamalar veriyorum. Bunlarla da bilinçaltı değiştirme yada inanç değiştirme tekniklerinden birisiyle çalışabilirsiniz.

Değersizlik Duygusu: Ben çok değerli bir insanım ve kendi değerimi biliyorum.
Başarısızlık Korkusu:  Ben başarılı bir insanım ve tüm başarılarım için kendimi kutluyorum.
Yetersizlik Duygusu: Her durumda yeterli olduğumu biliyorum ve her zaman kendime yetiyorum.
Sevilmeme korkusu:  Kendimi seviyorum, sevilmeyi hak ediyorum ve bana gelen sevgiyi mutlulukla kabul ediyorum.
Terk edilme korkusu: Her zaman sevdiğim insanların yanımda olacaklarını biliyorum.
Güvensizlik Duygusu: Kendime tamamen güveniyorum ve bana güvenen insanları hayatıma çekiyorum.
Gelecek Korkusu: Hayatın akışına güveniyorum ve bana gelen güzel şeyleri sevgiyle kabul ediyorum.
Onaylanmama Korkusu: Kendimi onaylıyorum ve bu benim için tamamen yeterli.
Suçluluk Duyguları: Kendimi ve hayatıma giren herkesi affediyorum. Geçmişimi sevgiyle arkamda bırakıyorum.
İhanete Uğrama Korkusu: Ben dürüst bir insanım bu yüzden dürüst insanları kendime çekiyorum.
Esir Olma Korkusu: Sevdiğim insanla birlikte özgür olduğumu biliyorum.
Hata Yapma Korkusu: Her zaman en doğru kararı veriyorum ve herşey benim hayrıma oluyor.

Sevgiyle kalın.

Berna Özcan Demir

Çekim Yasası

Evrende herşey enerjidir ve her enerji kendisine benzeyen diğer enerjileri çeker. Çekim yasası evrenin en temel yasalarından birisidir. Evrende makro düzeyde gezegenler,yıldızlar bir birbirini çeker , mikro düzeyde ise bir atomun yapısında, atomun çekirdeği, elekronlara çok hassas bir çekim gücü uygular ve çekim gücü sayesinde atom dağılmadan var olabilir. Yine bir üst düzeyde moleküller oluşurken çekim yasasını görebiliriz. Atomları, molekül içinde elektromanyetik çekim kuvvetine dayalı kimyasal bağlar birarada tutar. Evrenin her biriminde çekim gücü vardır ve şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, bu  yasa olmasaydı evren var olamazdı.

Bizler bilinçli ya da bilinçsiz olarak sürekli bir şeyleri hayatımıza çekiyoruz. Her neye odaklanıyorsak buna enerji gönderiyor ve bu olasılığı hayatımıza dahil ediyoruz. Çekim yasası sizin ona inanıp, inanmanızla ilgilenmez, her zaman iş başındadır. Bilinçsizce ürettiğimiz düşünceler, kendi frekansına uygun durumları hayatımıza çekiyor. Çekim yasasının nasıl işlediğini anlamak ve yaşadığınız sorunlarda, sorumluluk üstlenmek öncelikle yapmanız gereken bir eylemdir. Çekim yasası ile ilgili Refah İçinde Bir Yaşam Sürdürme isimli kitabımda bir çok bilgi olduğu için bu kitapta bu yasa ile ilgili çok detaylı bilgi verilmemiştir. Ancak kısaca, neye odaklanıyorsanız, neye enerjinizi gönderiyorsanız ve hangi türden düşüncelere, duygulara sahipseniz, bunlara benzer şeyleri hayatınıza şu anda çekmekte olduğunuzu söyleyebilirim.

Çekim yasasını anlamak size ne kazandıracak?

1- Hayatınızın sorumluluğunu elinize alacaksınız. Başınıza gelen şeyleri hayatınıza çeken düşüncelerinizin ve duygularınızın neler olduğunu anladığınız zaman, hayatınıza daha iyi şeyleri çekmek için daha olumlu duygulara ve düşüncelere sahip olmaya çalışacaksınız.
2- İstediğiniz her hangi bir şeyi hayatınıza çekmek için bilinçli olarak çalışmalar yapabileceksiniz.
3- Sorunlu ilişkilerinizi hayatınıza çekenin siz olduğunu anladığınız zaman, hayatınızda size zarar veren kişilerin sizden uzaklaştıklarını göreceksiniz.
4- Daha sağlıklı, daha huzurlu, daha mutlu olmak için daha pozitif düşünceler üretmeye çalışacak ve bu konuda zihinsel disiplin elde edeceksiniz.

Çekim yasasını kullanma

Çekim yasasını kullanmak konusunda yapabileceğiniz en iyi çalışma öncelikle ne istediğinize kesin olarak karar vermeniz,  daha sonra isteğinize yoğunlaşmanız ve  sanki isteğiniz olmuş gibi canlı duygular üretmenizdir. Bunun için imgeleme, afirmasyon,  istediğinizi olmuş gibi yazmak gibi bir çok teknik kullanabilirsiniz. Ancak temel konu, olumlu zihin durumunuzu korumak ve istediğinizi elde etmişsiniz gibi hissetmeye çalışmaktır. Refah içinde bir yaşam sürdürme isimli kitabımda bu konuda bir çok bilgi verdim. Özellikle hayatınıza daha fazla parayı çekmek için önerilen teknikleri, herhangi bir şeyi çekmek için de kullanabilirsiniz.

Sevgiyle kalın.

Berna Özcan Demir

Denklik Yasası

Denklik yasası, var olan tüm boyutların eşzamanlı olarak varlıklarını sürdürdüklerini ve  hepsinin hareket halinde olduğunu söyler. Fiziksel boyutta var olan herşeyin, zihinsel ve spiritüel boyutlarda da birer karşılığı vardır der. Simyacıların yukarıdaki aşağıdakine benzer, aşağıdaki yukarıdakine benzer felsefesini bu yasada bulabiliriz.  Herşey aslında olasılıklardan oluşmuştur ve herhangi bir anda bütün olasılıkların hepsi vardır.
Bunu kuantum diliyle yazarsak;

“1927 yılında Danimarka’da Kopenhag’da bir enstitüde Fizikçiler Niels Bohr ve Werner Heisenberg, kuantum tuhaflıklarını anlamlandırmaya çalıştılar. Kopenhang yorumu olarak geçen yorumları en fazla kabul gören görüş olmuştur.Fizikçiler kısaca evrenin sonsuz sayıda birbirleriyle örtüşen olasılıklar olarak var olduğunu ve bir şey olup da olasılıklardan biri gerçekleşene kadar her şeyin belirli bir yeri, varoluş biçimi olmadan var olduklarını söylemektedir. Olan bir şey ise insanın farkındalığı yani gözlemidir. İnsan bir olasılığı gördüğü anda bunu gerçeğe çevirir. “

Denklik yasası tüm evreni bir arada tutar ve bütün boyutları bir birine bağlar. Evrendeki saf potansiyeli ve tüm olasılıkların aynı anda var olmasını sağlayan bu yasadır.

Maddi evrende var olan herşeyin, zihinsel ve spirituel boyutlarda karşılığı vardır demiştik. Bu kavramı çok iyi anlamanız gerekli. Eğer fiziksel boyutta bir araba varsa bu arabanın zihinsel olarak karşılığı vardır, hatta bu arabanın var olmasını sağlayan bir zihnin üretimidir. Bizlerin zihninde arabanın imgesi bulunur. Bu arabanın spiritüel yani ruhsal boyutta da karşılığı vardır. Bizler fiziksel boyutta yaşıyoruz ve fiziksel boyutun tireşimini düşüktür. Oysa spiritüel boyutun titreşimi çok yüksektir ve hızlıdır. İstediğiniz arabanın ruhsal boyutta zaten var olduğunu biliyorsunuz, şimdi yapmanız gereken bunu fiziksel boyutta tezahür ettirmektir. Ancak bunun için eyleme geçmeniz ve yüksek titreşimli bir enerjiyi, düşük titreşimli bir enerjiye dönüştürmek için çalışmanız gereklidir. Çekim yasasında bu çalışmanın karşılığını bulabiliriz, istediğiniz şeye odaklanmak, istemeye devam etmek ve olumlu zihinsel durumda olmak. İşte denklik yasası buna bir madde daha ekler, harekete geçmek, eylemde bulunmak. Sonsuz sayıda olasılığın var olduğu bir evrende bir olasılığı çökertmek için, yapılması gereken şeylerden belki de en önemlisi, eylemdir. Bir şeyi hayatınıza çekmek için pasif bir teknik uygulamak doğru değildir. Denklik yasası, ruhsal boyuttan bir enerjinin, fiziksel boyuta getirilmesi için irade ve eylemin gerekliliği üzerinde durur. Burada eylem harekete geçmek, karşınıza çıkan olanakları değerlendirmek ve amacınıza ulaşmak için adımlar atmak anlamına gelmektedir.

Zihin maddeyi oluşturur ve herşey bir düşünce ile başlar. Düşüncelerimiz ise gerçeği yaratır. Denklik yasası, tüm yasaları kapsayan bir yasadır ve tüm olasılıklar, zamanlar, düşünceler ve tezahürler bu yasanın içindedir.

Denklik yasasını anlamak size ne kazandıracak?

1- Herşeyin mümkün olduğunu ve aklınıza gelen her durumun olasılık olarak var olduğunu öğreneceksiniz. Hiçbir şey imkansız değildir düşüncesine sahip olacaksınız.
2- Yaşamınızda yeni bir olasılığı gerçeklemek için harekete geçmeyi ve enerji üretmeyi öğreneceksiniz.
3- Düşüncelerinizin gerçeği oluşturduğunu tam olarak anladığınız zaman kendi gerçekliğinizi oluşturmak için çalışabileceksiniz.
4- İstediğiniz  bir şeyin spirituel boyutta zaten var olduğunu, tek yapmanız gerekenin bunu fiziksel boyuta taşımak olduğunu anladığınız zaman amaçlarınız size uzak ve zor gelmeyecek.
5- İstediğiniz olasılıklara yoğunlaşmayı ve bu olasılıkları gözlemlemeyi öğreneceksiniz.

Denklik Yasasını kullanma

Denklik yasası size eyleme geçmenizi söyler. Tüm olasılıkların aynı anda mevcut olduğunu bilin ve her şeyin mümkün olduğuna inanın. Daha sonra istediğinize ulaşmak için harekete geçin. Burada eylem hareketi sever demek ve hareketin sembolik bile olsa önemli olduğunu vurgulamak isterim. Örneğin bir ev almak istiyorsanız, mantık dahilinde bir plan yapmak, daha fazla para kazanmak için fikirler üretmek, ev fiyatlarını araştırmak,  evleri incelemek gibi her eylem çok değerlidir. O anda ev almanız için hiçbir olasılık görünmese bile bu olasılık zihin boyutunda vardır ve spirituel boyutta da vardır. Siz buna zihinsel olarak karar vererek ilk adımı atıyorsunuz. Spiritüel boyuttaki evi, fiziksel forma dönüştürmek içinse enerjinizi bu konuya yönlendirmelisiniz. Bunun için pozitif düşünce gücünü kullanmanın dışında hem mantıklı adımlar atmak hem de sembolik eylemlerde bulunmak gereklidir. Eğer mantıksal açıdan yapabileceğiniz bir şey görünmüyorsa bu durumda yeni eviniz için bir eşya almanız, ev fiyatlarını incelemeniz, evinizle ilgili düşünceler geliştirmeniz bile enerjinin hareketini sağlayacaktır.

Sevgiyle kalın.

Berna Özcan Demir

Neden- Sonuç Yasası

Bu yasa Ne Ekersen Onu Biçersin şeklinde tanımlanan bir yasadır. Enerji dairesel şekilde hareket eder ve evrene gönderdiğiniz her enerji size geri döner. Gönderdiğiniz enerjinin olumlu ya da olumsuz olması bu süreci değiştirmez, bilinçli ya da bilinçsiz olması da bu yasayı etkilemez. Her sonucun bir nedeni vardır ve bu nedenlerin farkına varmasak da, sonuçlar değişmeyecektir.

Neden sonuç yasası davranışlarımızdan sorumlu olduğumuzu bize anlatan bir yasadır. Sadece davranışlarımızdan değil, düşüncelerimizden ve duygularımızdan da sorumluyuz. Her düşünce ve duygu özünde bir enerjidir ve evrene gönderdiğiniz her enerji size geri dönecektir. Ancak her zaman her korkumuz ya da her isteğimiz bize geri dönmez. Peki bunu nasıl açıklayabiliriz? Ürettiğimiz duygunun ya da düşüncenin bir enerjisi ve bu enerjinin de bir gücü vardır. Çok güçlü bir sevgi duygusu ile zayıf bir takdir duygusunu enerji olarak aynı güçte algılayamayız. Ayrıca sürekli üretilen bir duygu ile anlık olarak üretilen bir duygu da aynı güçte değildir. Eğer bir enerji zayıfsa ona etkisini kaybettiren başka bir enerji nedeniyle sönümlenecektir. Örneğin birine karşı kızgınlık hissettiysem ve öfke enerjisini evrene gönderdiysem ama hemen arkasından birisine karşı sevgi hissettiysem ve evrene sevgi enerjisi gönderdiysem bu enerjiler bir birlerini etkisiz hale getirecektir. Bir şeyden korkup, arkasından bir ümit beslemek ya da bir şeyi isteyip sonra vazgeçmek gibi durumlarda gönderilen enerjiler genellikle bir birini etkisiz hale getirecektir. Ancak burada enerjinin gücü de önemlidir. Güçlü bir nefretten sonra gelen sevgi duygusu zayıf ise bu durumda nefret enerjisinin en azından bir kısmının geri döneceği düşünülebilir.

Neden- sonuç yasasında bir diğer önemli konuda özgür irade konusudur. Herkes kendi hayatı için  seçimler yapmakta özgürdür. Başka bir insanın özgür iradesine karşı gelerek onun için iyi olduğunu düşündüğümüz bir şeyleri yapma çabası, neden sonuç ilkesine göre, bizim de özgür irademizin hiçe sayılacağı anlamına gelir. Bu durumda özgür irademizle istediğimiz şeylere ulaşmamız kolay olmayacaktır. Diğer insanların karar verme ve seçim yapma haklarına saygı duymamız gereklidir. Eğer birisi sizin özgür iradenize müdahale ediyor ve sizin için iyisini bildiğini iddia ederek, yaşam planınızı etkilemeye çalışıyorsa, bu kişilerin etkisinden kurtulmak için gerekenleri yapmanız önemlidir.  Aksi halde bunu kabul etmeniz yine özgür iradenizi hiçe saymak anlamına gelecektir ve bunun da dönüşü pozitif olmayacaktır. Fikirlerinizi söyleyebilirsiniz ancak karşınızdaki kişi için en iyisinin ne olduğunu bilseniz bile ona bunu kabul ettirme çabasına girmemelisiniz.  Aynı şekilde başkalarının da sizin özgür iradenizi yok saymasına izin vermemelisiniz.

Kin, öfke ve nefret gibi duygular son derece tehlikeli duygulardır. Eğer bu duygulardan birine sahipseniz, hem hayatınıza iyi ve güzel şeyleri çekmeniz zorlaşır, hem de neden sonuç ilkesi gereği, olumsuz duyguların neden olacağı, sorunlar, hastalıklar ve kötü olaylar yaşamanız sonucu ortaya çıkar. Bu nedenle kendinizi ve başkalarını affetmeniz çok önemlidir. Aksi halde titreşim yasası, neden sonuç yasası ve çekim yasası gibi tüm yasalara karşı hareket etmiş olursunuz. Bu konuda çalışma yapması gerekenlere kişisel blogumda olan;

http://www.bernaozcandemir.com/kisisel-gelisim/affediyorumozgurlesiyorum linkini incelemelerini ve buradaki affetme çalışmasını yapmalarını öneririm.

Eğer olumsuz duygulara sahipseniz bunlarla mücadele etmek yerine onları kabul edin, sevgi gönderin ve serbest kalmalarına, sizden uzaklaşmalarına izin verin. Bununla ilgili şöyle bir kalıp kullanabilirsiniz.

“ Falancaya karşı kızgınlığımı kabul ediyorum. Bu duygu benim duygum ve bu duyguyu üreten benim. Şimdi kızgınlık duyguma sevgi gönderiyorum, onu özgür bırakıyorum ve hayatımdan gitmesine izin veriyorum”

Neden sonuç yasası hayatımızdaki her durumun nedenini, bizim eylemlerimizle, duygularımızla ya da düşüncelerimizle oluşturduğumuzu söyler.Elde etmek istediğimiz sonuçlara uygun, nedenler oluşturmamız için bu yasayı anlamalı ve bu konudaki farkındalığımızı geliştirmeliyiz.

Neden -sonuç  yasasını anlamak size  ne kazandıracak?

1- Yaşamınızdaki sonuçların, nedenlerini bilinçli olarak oluşturmayı öğreneceksiniz.
2- Hayatınızdaki durumların hepsinin bir sonuç olduğunu ve bu sonuçların nedenlerini yine sizin oluşturduğunuzu fark edeceksiniz. Bu da kontrollü nedenler oluşturmanıza yardım edecek.
3- Daha iyi, daha güzel ve daha faydalı şeyler yapmak konusunda motivasyon elde edeceksiniz.
4- Olumsuz duygularınızı ve düşüncelerinizi bastırmak yerine bunları kabul etmeyi ve sonra hayatınızdan uzaklaştırmayı öğreneceksiniz.

Neden sonuç yasasını kullanma

Bu yasa daha fazla gelecekteki güzel şeyler için güzel tohumlar ekmekle ilgilidir. Yapacağınız her güzel şeyin bir neden olduğunu ve size güzel sonuçlar getireceğini bilmelisiniz. Bir insanı sevindirmek, birisine yardım etmek gibi güzel eylemler iyi birer neden olabilir. Aynı şekilde güzel düşünceler geliştirmek, olumlu gelecek tasarımları yapmak, herkes için iyi olacak şeylere odaklanmak da bir anlamda, gelecekte güzel sonuçlar elde etmek için yapılabilecek çalışmalardır. Siz şu anda nedenleri oluşturuyorsunuz ve gelecekte bunların sonuçlarını alacaksınız. Güzel sonuçlar verecek nedenler oluşturmaya çalışın. Sadece iyi niyet ve iyi düşünceler bile güzel sonuçlar olarak karşınıza çıkacaktır.

Sevgiyle kalın.

Berna Özcan Demir

Geri Dönüş Yasası

Bu yasayı neden sonuç yasasının içinde değerlendirebilirdim çünkü birbirine çok yakındırlar ama çok önemli konu olduğu için ayrı bir yasa olarak incelemeyi daha doğru buldum.  Geri Dönüş yasası verdiğiniz her şeyin size geri döneceğini söyleyen bir yasadır. Ancak sevgi ile verilen iyi şeyler size 10 kat daha güçlü olarak dönecektir. İşte neden-sonuç yasasından ayrı görülmesi gereken en önemli nokta budur. Sevgiyle ve karşılık beklemeden verdiğiniz her iyi şey size 10 kat artarak geri dönecektir.

Verdiğiniz şey para, zaman, hizmet, ilgi veya hediye olabilir. Ne olduğu çok önemli değildir, önemli olan koşulsuz ve beklentisiz vermenizdir. Sadece yardım etmek ve birisini mutlu etmek gibi bir amaç taşımalısınız. Verdiğiniz şeyi sevgiyle ve kendinizden bir şey eksilmiş duygusu olmadan vermelisiniz. Bu durumda verdiğiniz şey evrenden size 10 kat fazlasıyla geri dönecektir. Eğer zorlama, korku yada herhangi bir negatif duygu ile insanlara bir şey veriyorsanız bunu hiç yapmayın daha iyi. Bu durumda tireşim yasası, neden sonuç yasası gibi yasalar çalışacak ve bunun sonucunu  olumsuz olarak  göreceksiniz demektir. Ancak sevgiyle, karşılık beklemeden ve mutlulukla vereceğiniz her şeyin mutlaka karşılığı gelecektir.

Bu yasa da yoksunluk bilincinin de üzerinde durmamız gerekiyor. Çoğu zaman vermekte zorlanmamızın nedeni bir çok kişide varolan yoksunluk bilincidir. Paranın yeterli miktarda olmadığına, paranın kötü bir şey olduğuna, bir kişinin çok parası olunca diğerlerinin fakir kalacağına dair şartlanmalarımız vardır. Ayrıca insanlığın ortak bilinçaltından gelen, kıtlık ve yoksulluk dönemlerinden kalan acıların izlerinin de, kolektif bilinçaltına bağlı olduğumuz için bizi etkilediğini düşünürsek, yoksunluk bilinci çok daha fazla önem kazanmaktadır. Oysa evrende herkese yetecek kadar bolluk vardır ve biz kendi refahımızı sağlayarak, kimsenin fakir olmasına yol açmayız. Verdiğimiz şeyler bizden giden ve eksilen şeyler değildir.  Para da bir enerjidir ve sürekli hareket eder. Yeteri kadar paramızın olmayacağı endişesi sadece bir korkudur ve bu korkuya sahip olan bir insan evrensel yasalar gereği zaten bunu deneyimleyecektir. Teklik yasası gereği, bolluk, refah ve zenginlik zaten sizindir, sadece bunları almak için kendinize izin vermelisiniz. Korkulardan arınmak ve evrenin bolluk içinde olduğunu anlamak kendinize izin vermek için ilk adımınız olabilir.  Size daha fazlası gelince, siz de insanlara daha fazla yardım edebilirsiniz ve daha fazlasını verebilirsiniz. Bu şekilde daha da fazla bolluğu hayatınıza çekersiniz. Daha fazla refah için kendinize insanlara nasıl hizmet edeceğinizi, nasıl faydalı olabileceğinizi sorun.  Ayrıca kendinize de sevgi, zaman ve ilgi vermeyi unutmayın.

Geri Dönüş yasasını anlamak size ne kazandıracak?

1- İnsanlara koşulsuz sevgi ile vermenin ne kadar önemli olduğunu anlayacak ve bu konuda eksikleriniz varsa kendinizi değiştireceksiniz.
2- Başkalarının size sevgi ile verdikleri şeyleri, sevgi ile kabul edeceksiniz. Bu durumda veren kişiye,  verdiğinin on katı ile geri döneceğini bileceksiniz.
3- Yoksunluk bilincini aşmanın önemini anlayacaksınız ve bu bilinçten kurtulduğunuz zaman hayatınıza daha fazla refahı çekebileceksiniz.

Geri dönüş yasasını kullanmak

Bu yasa neden sonuç yasasına benzer ama aradaki farkı hatırlayacak olursanız burada karşılıksız sevgi ile verme eylemi vardır. Bunun içinde önce yoksunluk bilincinden kurtulmalısınız. Bu nedenle bilinçaltı çalışmalarınızı, “ Sevgi ile verdiğim herşey katlanarak bana geri dönüyor” şeklinde bir afirmasyonla yapabilirsiniz. Daha fazla sevgi üretmek, karşımıza çıkan yardım etme fırsatlarını kaçırmamak ve insanlara karşılık beklemeden özgürce verebilmek bu yasadan en iyi şekilde faydalanmanızı sağlayacaktır. Evrende herkese yetecek kadar bolluğun olduğunu ve sevgiyle verdiğiniz herşeyin size 10 kat artarak geri geleceğini unutmayın.

Sevgiyle kalın.

Berna Özcan Demir

Görecelilik Yasası

Evrende herşey şimdiki zamanda vardır ve herşeyi anlamlandıran yine bizleriz. Geçmiş deneyimlerimize, bilgilerimize, düşüncelerimize ve kararlarımıza göre her olguya, olaya anlam veren insan bilincidir. Hiçbir şey salt iyidir, ya da salt kötüdür diyemeyiz. Bizim için iyi olan birşey bir başkası için kötü olabilir. Bir olaya vereceğimiz tepkiye özgür irademizle karar veren yine bizleriz. Olayları anlamlandıran, değerlendiren,  iyi ya da kötü , doğru yada yanlış gibi hükümler veren de bizleriz. Ancak bizim doğrularımız her zaman, herkes için doğru olmak zorunda değildir. Bir kişinin arabasının lastiğinin patlaması bu kişi için kötü ama lastikçi için iyidir. Yağmurda ıslanan bir insan bundan rahatsızlık duyarken, yağmurla sulanan bitkiler için durum çok farklıdır. Evrende herşey göreceli olarak değişmekte ve insanlar tarafından tanımlanmaktadır. Olayları ve kişileri yargılamak son derece basittir ve temelde bir faydaya hizmet etmez. Oysa ki herşeyi olduğu gibi kabul etmek ve her durumda bütünün en yüksek hayrını düşünmek çok daha faydalı sonuçlar üretecek bir stratejidir. Olayların göreceli olduğunu ve olayları olduğu gibi kabul etmenin gerekliliğini söyleyen bir yasadır görecelilik yasası….

Ancak bu konuda genelin kötü kabul ettiği bazı davranışların üzerinde konuşmak gereklidir. Bir insana haksızlık yapmak, zalimlik yapmak, cinayet işlemek gibi konular ilk aklıma gelenler. Bunları kötü olarak algılamak, bunları kınamak ve bunlardan uzak durmaya çalışmak gereklidir diye düşünüyorum. Ancak bu olayı gerçekleştiren de teklik yasası gereği bizim bir parçamızdır ve hepimizin içindeki katili, acımasızı, zalimi simgeliyordur.  Eğer insanların içinde bu duygular olmasa teklik içinde bunun varolması mümkün değildir. Bu nedenle bu konuda kendi içimizdeki zalimi,acımasızı, katili şifalandırmamız gereklidir. Ayrıca tekamül yolunda herkesin bir ders alması ve bir şeyler yaşaması gereklidir. Bu dersleri alırken, bazı insanların kötü şeyler yaşaması da gereklidir. Bu acı veren yada zarar gören kişiler için de geçerlidir. Elbette bu durumu kişisel olarak kötü görebilir ve bu konularla ilgili olumsuz hisler duyabiliriz ancak evrenin zıtlıklarla var olduğunu ve iyinin yanında kötünün de olacağını bilmemiz gereklidir. Burada temel konu, durumu olduğu gibi kabul etmek ve herkesin hayrına olacak şekilde düşünmeye ve davranmaya çalışmak olacaktır.

Görecelilik yasasını anlamak size ne kazandıracak?

1- İnsanları yargılamak yerine oldukları gibi kabul etmeye çalışmak sizi daha huzurlu ve daha rahat bir ruh halinde tutacaktır. Bu ruh hali ise, tireşim yasası gereği daha huzurlu insanları hayatınıza çekecektir.
2- Kendi özgür iradenizin önemini anlayacak ve içsel olarak özgürleşmeyi öğreneceksiniz.
3- Başkalarının özgür iradesine saygı duyarak, kendinizi başkalarının hayatlarını kontrol etme düşüncesinden kurtaracaksınız. Bu tutumunuz daha yapıcı ilişkiler kurmanıza yardım edecek.

Görecelilik yasasını kullanmak

Bu yasa da yine bilinç durumu ile ilgilidir. Görecelilik yasasına göre yargılamayı ve olaylara iyi-kötü gibi yaftalar vurmayı bir tarafa bırakmamız gereklidir. Bizim için iyi olan bir şeyin başkası için iyi olmayabileceğini kabul etmemiz gerekiyor. Başkalarının özgür iradelerine saygı duyun, onların kendi yaşam yollarında yürüme haklarını anlamaya çalışın. Eğer birisi sizin özgür iradenize saygı duymuyorsa bu durumda kendinize dönün ve  ben kimin özgür iradesine ne zaman saygı duymadım ki, evrene özgür irade çiğnenebilir mesajı gönderdim diye sorun. Bu soruya yanıt verince, bundan sonra kimsenin özgür iradesine saygısızlık yapmayacağınıza karar verin ve kararınızı uygulayın. Durumları olduğu gibi kabul etmeye çalışmak da bu yasasının uygulanmasını sağlayacaktır .

Sevgiyle kalın.

Berna Özcan Demir

Dönüşüm Yasası

Enerji sürekli olarak form değiştirmektedir. Fiziksel boyutta maddeler katı, sıvı ya da gaz şeklindedirler. Görünürde bir değişim yokmuş gibi durmaktadır ancak her madde değişmektedir. Bir ağaç parçası zamanla ufalanır, küçülür ve parçalanır. Ancak bu o kadar yavaş olur ki, bunu çoğu zaman fark edemeyiz. Bir su damlası buharlaşır ve gaz haline geçer, daha sonra soğur ve yeniden sıvı durumuna döner. Bütün maddeler sürekli değişmektedir.  Eğer bir odun parçasını yakarsak bu durumda değişim çok daha hızlı olacaktır. Burada odunun enerjisini pasif enerji, ateşe atıldığı zaman ortaya çıkan enerjiyi aktif enerji olarak tanımlayabiliriz. Aktif enerji hızlıdır, kolaylıkla farkına varılır ve güçlüdür.
Biz herhangi bir düşünceye bilinçli olarak odaklandığımız zaman artık ortada aktif bir enerji vardır. Birisine bilinçli olarak düşüncelerimizi gönderdiğimiz zaman, enerjiyi diğer kişiye aktif olarak gönderiyoruzdur ve pasif olan enerjiyi aktif hale dönüştürüyoruzdur. Bu durumda enerji bizden dalgalar halinde evrene yayılır. Düşüncemize odaklama şeklimiz, süremiz ve gücümüz enerjinin şiddetini belirler. Herhangi bir şeyi istediğimiz zaman, istek enerjisi ilk başta pasif bir enerjidir. Ancak isteğimize odaklanındıkça, isteğimizi güçlü olarak sürdürürdükçe ve dikkatimizi istediğimiz şeye vermeye devam ettikçe, enerjiyi pasif durumdan aktif duruma geçirmiş oluruz. Bu noktada en önemli konu, odaklanmak ve buna devam etmeyi başarmaktır, aksi halde pasif bir enerjiyi aktif hale geçirmek mümkün olmayacaktır.

Dönüşüm yasası sadece enerjiyi pasif halden aktif hale geçirmekle ilgili değildir. Özellikle titreşim yasası ile birlikte çalışma özelliği vardır. Olumsuz bir titreşimin, olumlu hale gelmesi de bu yasa ile mümkündür. Olumsuz her türlü duygunuzu ve korkunuzu dönüştürmeniz de yine bu yasa ile mümkün olmaktadır. Bunun için afirmasyonlar, enerji çalışmaları, niyetler, meditasyon gibi teknikleri kullanabilirsiniz.

Dönüşüm yasasını anlamak size ne kazandıracak?

1- Olumsuz duygularınızı ve düşüncelerinizi, olumlu duygulara ve düşüncelere dönüştürmeyi öğreneceksiniz.
2- Bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek için enerjinizi yönlendirmeyi öğreneceksiniz.

Dönüşüm Yasasını kullanmak

Bu yasayı kullanmak için önce dönüştürmek istediğiniz olumsuz bir durumu seçin ve bu durumu değiştirmek için enerji kullanmanız gerektiğini hatırlayın. Bu yasanın kullanımı oldukça geniş bilgi gerektirdiği için burada tam olarak anlatmak çok zor ama meditasyonla, reiki ile, afirmasyonla bu dönüşümü sağlayabileceğinizi söyleyebilirim. Bunun için Refah içinde bir yaşam sürdürme rehberi isimli kitaptaki çalışmalardan faydalanabilirsiniz. Aynı şekilde www.bernaozcandemir.com daki çalışmalarda işinize yarayacaktır.

Sevgiyle kalın.

Berna Özcan Demir

Polarite Yasası

Polarite yasası, evrende herşeyin bir zıttı olduğunu, zıt olan herşeyin aslında aynı şeyler olduğunu sadece derecelerinin farklı olduğunu söyler. Herşeyin bir karşılığı vardır ancak bu karşıtlıklar da aynı ölçek içindedirler. Buna şöyle bir örnek verebiliriz. Sevgi ve nefret birbirine zıt olan duygulardır ama aslında aynıdırlar sadece ölçeğin farklı uçlarındadırlar. Birisi artı uçtayken, diğer eksi uçtadır. Kendi ölçeklerinin dışında var olamazlar ya da başka bir ölçekte bulunamazlar. Herşeyin bir karşıtı vardır ancak bu karşıt şeyler bir ölçek de var olmak zorundadırlar, kendi ölçeklerinin dışına çıkamazlar. Işık ve karanlık da aynı ölçek içindedirler. Karanlık ölçeğin bir ucundadır, ışık diğer ucundadır. Işık, karanlığa dönebilir, karanlık da ışığa dönüşebilir. Dönüşüm yasası gereği bu mümkündür ama ışık sıcak olamaz, yani başka bir ölçeğe geçemez.

Polarite yasası, dönüşüm yasası ile birlikte çalışır. Bir ölçeğin bir ucundaki bir şeyi, diğer ucundaki başka bir şeye dönüştürmek her zaman mümkündür. Enerjiyi ölçeğin diğer ucuna yönlendirdiğiniz zaman bu dönüşüm başlayacaktır. Bu dönüşümü yapan zihindir, zihin ölçeğin bir ucundaki bir şeyi, duyguları kullanarak diğer ucuna yönlendirebilir. Zihin bir şeyi polaritenin bir ucundan diğer ucuna hareket ettirmek için, enerjinin duygusal gücünü kullanır. Her hangi bir durumda polarite yasasını kullanmak demek, öncelikle değiştirmek istediğiniz şeye karar vermek, sonra ölçeğin diğer ucunda buna karşılık gelen zıttını bulmak ve duygusal enerjiyi kullanarak, değiştirmek isteğiniz şeyi, skalanın diğer ucuna itmek demektir.  Polarite yasası her zaman işleyen bir yasadır ancak kullanımı için duygusal enerjiyi yönlendirmeyi ve bu enerjiye odaklanmayı gerektirir. Duygusal enerji üzerine konsantrasyon en önemli anahtar kavramdır.

Polarite yasasını anlamak size ne kazandıracak?

1- Olumsuz duygu ve düşüncelerinizin zıtlarını tespit ederek, polarite yasası gereği, ölçeğin bir ucundan diğer ucuna geçebileceğinizin bilincini kazanacaksınız.
2- Bir duygu ile savaşmak yerine onu kolaylıkla ölçeğin diğer ucundaki zıt duyguya yönlendirebileceğinizi bilmek size hem güç verecek hem de özellikle duygusal konulardaki çalışmalarınızda zaman kazandıracak.

Polarite yasasını kullanmak

Bu yasayı kullanmak için öncelikle hangi skaladaki bir duyguyu, polarite yasası ile skalanın diğer ucuna geçireceğinize karar verin. Örneğin söz konusu duygu mutsuzluk ise, skalanın diğer ucunda mutluluk vardır. Mutluluk durumuna yoğunlaşın, kendinizi çok mutlu hissettiğiniz anları düşünün ve tüm dikkatinizi bu duruma verin. Duygusal enerjinizi uyandırmaya çalışın ve daha önce mutlu olduğunuz anlara odaklanarak bunu başarın. Yeteri kadar duygu enerjisi uyandırabilirseniz, mutsuzluk durumu, skalanın diğer ucuna geçecek ve mutluluk durumuna dönecektir.

Sevgiyle kalın.

Berna Özcan Demir

Ritim Yasası

Evrensel ritim yasası herşeyin döngüler halinde hareket ettiğini söyler. Enerjiler döngüler halinde hareket ederler, sarkaç sağa ne kadar sallanırsa, sola da o kadar sallanır. Hiçbir şey aynı kalmaz herşey belli bir ritim ile salınır.  Halk dilinde her inişin bir çıkışı vardır ya da kışın sonu bahardır gibi düşünceler bu yasayı çok iyi ifade eder. Eğer hayatınızda zor bir dönemden geçiyorsanız bu bir süreçtir ve enerjinin salınımı değiştiği zaman bu süreç de bitecektir.

Bu yasayı anladığımız zaman hayatımızdaki zor zamanları bir döngü olarak görebilir ve daha az direnerek, oluşacak sorunları azaltabiliriz. Aynı zamanda bu döngünün biteceğine ve arkasından daha güzel bir şeylerin geleceğine emin olabilirsiniz. Eğer bir çıkış dönemindeyseniz de, bu döngüyü en iyi şekilde kullanabilir ve bir sonra gelecek, iniş dönemini en iyi şekilde geçirmenin alt yapısını hazırlayabilirsiniz. İniş dönemi, her iyi şeyden sonra kötü şeyler olur şeklinde algılanmamalıdır. Tam tersine içe dönme, kendini yenileme, eksiklerini giderme ve yeni bir sürece hazırlanma dönemi olarak düşünülmelidir. Bu durumda atılım yapma, yeni girişimlerde bulunma,  açılma ve genişleme dönemini takip edecek olan, içe dönme, değerlendirmeler yapma, eksiklikleri giderme ve kendini şifalandırma dönemi olarak iki farklı süreç yaşayabiliriz. Ancak bu döngüleri anlamak ve yönlendirmek durumunda bu söylediklerim gerçekleşecektir, aksi halde iyi bir şeyden sonra kötü şeyler gelir ön yargısını gerçekleyecek şeyler yaşayabilirsiniz, çünkü enerji bir yönden diğer yöne mutlaka akacaktır. Eğer bunun farkında olur ve bu dönemleri en iyi şekilde değerlendirebilirsek, evrenin ritim yasası ile uyumlu yaşayabiliriz.

Ritim yasasını anlamak size ne kazandıracak?

1- Ritim yasasını anladığınız zaman hayatınızdaki dönemleri daha iyi fark edebilecek ve her bir dönemin özelliklerini algılayabileceksiniz. Daha sonra bu özelliklere uygun yaşamaya çalışacaksınız.
2- Bir dönem içindeyken, diğer döneme hazırlanabileceksiniz. Bu şekilde hayal kırıklığına uğrama ya da gereksiz risklere girme gibi durumlardan kurtulabileceksiniz.
3- Eğer zor bir dönemden geçiyorsanız bu dönemin biteceğini ve arkasından güzel bir dönemin geleceğini bilmek size güç verecek.

Ritim yasasını kullanmak

Bu yasayı kullanmak için öncelikle hayatınızda nasıl bir ritim döneminde olduğunuza bakın. İçe dönük, sorunlarla uğraştığınız, olumsuz giden olayların fazla olduğu bir dönemde misiniz? Yoksa olumlu, girişimler yaptığınız, şanslı olayların yaşandığı bir büyüme döneminde misiniz? Eğer olumsuz bir süreçten geçiyorsanız bunun bir dönem olduğunu ve ritim yasası gereği, bundan sonra olumlu bir sürecin başlayacağını bilin. Sorunlara karşı direnmek yerine esnek bir tutum gösterin ve bu süreci, içe dönme, eksikliklerinizi görme ve iyileştirme, sorunlardan ders alma ve daha iyi bir dönem için hazırlanma süreci olarak değerlendirin. Eğer büyüme,gelişme ve olumlu olaylar yaşama sürecindeyseniz bu dönemi iyi değerlendirin. Karşınıza çıkan fırsatlara odaklanın ve bundan sonra gelecek olan dönemde rahatlıkla kendinizle ilgileneceğinizi, kendinize daha fazla zaman ayıracağınız  ve daha rahat bir şekilde içsel gelişiminiz için çalışacağınızı bilin. Geçiş dönemlerini de aynı şekilde düşünebilir ve yeni sürece hazırlanabilirsiniz. İyi  yada  kötü dönemin olmadığını hatırlayın. Bir dönem büyüme, gelişme, atılım dönemi iken, diğer dönem içe dönme, durumu değerlendirme, kendini şifalandırma ve eksikleri tamamlama dönemidir. Önemli olan hangi dönemde olduğunuzu bilmek, yeni dönem için hazırlık yapmak ve  içinde olduğunuz  dönemi en iyi şekilde değerlendirmektir. Aksi halde, çok verimli geçirilebilecek bir dönem, çok sorunlu olarak deneyimlenebilir.

Hayatın ritimlerini en iyi şekilde anlamanızı ve içinde bulunduğunuz ritim dönemine göre hayatınızı yönlendirebilmenizi seçiyorum.

Sevgiyle kalın.

Berna Özcan Demir