Archives

Zihin Temizleme ve Dinginleştirme Meditasyonu

Ne zaman zihnimi temizlemek veya dinginleştirmek istesem minik bir meditasyon yaparım. Özellikle kafam karışık olduğunda, düşünceler arka arkaya beynime hücum ettiğinde, bir konuda netleşmeye veya bir konuya odaklanmaya ihtiyaç duyduğumda bu meditasyonun çok faydasını görüyorum. İhtiyacı olanlar için burada sizlerle de paylaşmak istiyorum bu basit ancak etkili meditasyonu.

Rahat bir şekilde oturun ve mümkünse sırtınız dik olsun, bir sandalyeye dayanarak kolaylıkla dik oturabilirsiniz.

Burnunuzdan bir kaç kere derin ve yavaş nefesler alıp yine burnunuzdan sakince verin.

Kalbinize gidin yani dikkatinizi kalbinize verin hatta kendinizi, varlığınızı kalbinizde hissetmeye çalışın. Bunu kısa veya uzun istediğiniz kadar yapabilirsiniz.

Sonra zihninizin mavi güzel bir gökyüzü olduğunu düşüncelerinizin ise bulutlar olduğunu düşünün. Bir rüzgarın esmesine niyet edin ve bulutların açıldığını, kaybolduğunu, zihninizin çok berrak bir gökyüzü olduğunu imgeleyin. Ben genelde beyaz kabarık bulutlar görürüm ancak bazen sihah bulutlarda görebiliyorum. Hafif bir rüzgar bulutları dağıtır ve gökyüzü tertemiz masmavi bir duruma gelir.

Bir süre açık ve berrak gökyüzüne yani zihninize bakın. Hazır olunca gözlerinizi açın ve eğer bir konuda netleşmek için bu meditasyonu yaptıysanız o konuya odaklanın. Eğer amacınız zihninizi dinginleştirmek ise hayatınıza devam edin.
Bu meditasyonu ihtiyaç duyduğunuz her an yapabilirsiniz.

Sevgiyle kalın,

Berna Özcan Demir

GEZEGEN SAATLERİ İLE HAYATINIZI KOLAYLAŞTIRIN


GEZEGEN SAATLERİ İLE HAYATINIZI KOLAYLAŞTIRIN

astronomical-clock-408306_1920Her günün ve her saatin astrolojik olarak özel bir enerjisi vardır. Her bir günün ve saatin zaman kalitesini bilmeniz hayatınıza kolaylık ve başarı getirirken amaçlarınıza ulaşmanızı da destekleyecektir. Ünlü İslam alimi Muhyiddin-i Arabi’nin günlerin ve saatlerin gezegenlerle bağlantıları ile ilgili çok önemli çalışmalarıvardır. Ayrıca modern astrolojide de günlerin ve saatlerin enerjileri ile ilgili çok faydalı bilgiler bulmak mümkündür. Bu değerli bilgileri kuantum düşünce ve enerji çalışmaları ile birleştirerek sizin için aşağıda çok faydalı bilgiler hazırladım.

Öncelikle o günün hangi gezegenin etkisinde olduğuna bakın.

Pazartesi: Ay

Salı: Mars

Çarşamba: Merkür

Perşembe: Jüpiter

Cuma: Venüs

Cumartesi: Satürn

Pazar: Güneş

Sonra her bir gezegen gününde hangi konularda çalışmanın daha verimli olacağını yazalım.

Pazartesi: Duygular, bilinçaltı, kararsız kaldığımız konular, ruh hali, beslenme ile ilgili konular, anne ile ilgili konular, hamilelik, vücut sıvıları

Salı: Cesaret, motivasyon arttırma, rekabet etme gücünü arttırma, mücadele etme, kararlılığı arttırma, her türlü ameliyatlar

Çarşamba: İletişim yeteneğini arttırma, muhakeme gücünü geliştirme, ticarette başarı, başarılı sözleşmeler yapmak, taşınmak, eğitim, elektronik aletler,danışmanlıklar, kısa seyahatler

Perşembe: Bolluk, şans, mutluluk, iyimserlik, bilgelik, maddi ve manevi zenginlik, fırsatları yakalama, adalet, hukuk, uluslararası ticaret, yurt dışı seyahatler

Cuma: Aşk, sevgi, huzur, çekicilik, evlilik, ilişkiler, sanat, güzellik, yardımlaşma, hayattan keyif alma

Cumartesi: Konsantrasyon ve sabır isteyen işler, korkuları ve blokajların etkisi, sorumluluklar ve otorite ile ilgili konular

Pazar: Başarı, yaşam enerjisi, canlılık, şöhret, iyimserlik, çocuklar, sözü geçen insanlarla bağlantı

Bu listeyi not ettikten sonra hangi konu ile hangi gün çalışmanın daha güçlü etkiler yapacağına bakın. Örneğin duygusal hayatınızı şifalandırmak istiyorsanız cuma gününü seçmek çok daha doğru bir karar olacaktır. Eğer bir korkunuzu arındırmak istiyorsanız cumartesi günü, eğer refah konusunda çalışacaksanız perşembe günü en iyi seçenek olacaktır. Doğru günü seçtikten sonra saati belirlemek aşamasına geçebilirsiniz. Örneğin para ile ilgili bir çalışma yapacaksanız jüpiter gününün jüpiter saatini seçmek etkiyi çok daha fazla yükseltecektir. Ancak hızlandırmak için ay saatini veya para ile ilgili yeni fikirler elde etmek için merkür saatini de tercih edebilirsiniz. Gezegen saatlerini tespit etmeniz için küçük bazı hesaplar yapmak yeterlidir. Ancak artık günümüzde bu hesapları otomatik olarak yapan programlarda var bu nedenleuğraşmadan günün saatlerini kolaylıkla öğrenebilirsiniz.

http://www.astrology.com.tr/planetary-hours.asp

linkine girer ve formu doldurursanız o günün kendi ilinize göre saatlerini belirleyebilirsiniz. Tablonuz ingilizce çıkacak bu nedenle gezegenlerin isimlerini buradan verelim. Sun – Güneş, Moon – Ay, Mercury – Merkür. Diğerleri zaten kendi isimlerinde olacak. Bu şekilde o günün saatlerini belirlemiş olacaksınız.

Şimdi gelelim çalışma önerilerime;

PAZARTESİ GÜNÜ

Ay günü olduğu için ay ile ilgili alanlarda şans verir. Ayrıca hız veren bir etkisi de vardır. Seyahate çıkmak, anne ile ilgili sorunları çözmek , evi temizlemek, yeni yemekler pişirmek, çiçeklerle ilgilenmek, hızlı alışveriş yapmak gibi genel etkileri vardır.

Pazartesi günü aşağıdaki konularda enerji, olumlama, niyet, meditasyon çalışmaları yapmanız çok etkili olacaktır.

Anne ile ilgili sorunları şifalandırmak

Dişil yönlerinizle ilgili sorunları şifalandırmak

Duygularınızı şifalandırmak

Sezgilerinizi geliştirmek için çalışmalar

Kararsız kaldığınız konularla ilgili çalışmalar

Kilo vermek için çalışmalar

Hamile kalmak için çalışmalar

Beden sıvıları veya mide ile ilgili sorunlarınız varsa şifa çalışmaları

Her türlü bilinçaltı çalışması için uygundur.

SALI GÜNÜ

Mars günü olduğu için enerji yüksektir ancak tartışmalara, kazalara ve agresyona yatkınlık da vardır. Cesaret gerektiren konularda, spora başlamak için, rekabet gerektiren işlerde, diş çektirmek veya kan aldırmak için, fiziksel efor gerektiren işlere başlamak için uygun bir gündür.

Salı günü aşağıdaki konularda enerji, olumlama, niyet, meditasyon çalışmaları yapmanız çok etkili olacaktır.

Cesaretinizi arttırmak

Fiziksel enerjinizi arttırmak

Daha güçlü ve canlı bir bedene sahip olmak

Sporda başarı elde etmek

Yeni başlangıçlar için kendinizi güçlü hissetmiyorsanız çalışmak için bugünü tercih edebilirsiniz.

ÇARŞAMBA GÜNÜ

Merkür günüdür ve iletisim enerjisi çok yüksektir. Eğitim vermek veya almak, seminerler vermek veya katılmak, yeni bir kitaba başlamak, her türlü iletişimi başlatmak,kargo göndermek, hesap – kitap yapmak, zihinsel beceri gerektiren işleri yapmak, el becerisi gerektiren işleri yapmak, satış ve tanıtım işlerine odaklanmak, tamirat yapmak gibi işler için bugün çok verimli olacaktır.

Çarşamba günü aşağıdaki konularda enerji, olumlama, niyet, meditasyon çalışmaları yapmanız çok etkili olacaktır.

Kolay öğrenmek

İletişim yeteneğinizi arttırmak

Bir kişi ile verimli iletişim kurmak için

Başarılı eğitim almak

Satış işinde başarı

Tanıtım işinde başarı

Bir ev kiralamak veya kolay taşınma

Başarılı bir sözleşme yapmak

Kısa bir seyahatte kolaylık- başarı

Seminer vermek, kitap yazmak gibi konular

PERŞEMBE GÜNÜ

Bugün jüpiterin etkisindedir ve jüpiter genel olarak büyüteç görevi görür. Her ne kadar klasik olarak şans günü olsa da kişisel deneyimlerime göre o gün odaklanacağınız şeyleri büyütecek etki yapacağını söyleyebilirim. Bu nedenle perşembe günleri zihninizi olumlu konulara odaklamak, sakin kalmak ve çalışmalar yapmak çok daha faydalı olacaktır. Çalışma olarak elbette jüpiter gününün özelliklerine odaklanmak gerekir. Perşembe günleri şans, bereket, yardım istemek, manevi çalışmalar yapmak, dini mekanları ziyaret etmek, alışveriş yapmak ve uzun seyahatlere çıkmak için olumlu etkiler verir.

Perşembe günü aşağıdaki konularda enerji, olumlama, niyet, meditasyon çalışmaları yapmanız çok etkili olacaktır.

Bolluk- bereketi arttırmak

Şansı arttırmak

Hukuksal sorunların çözümü için odaklanmak

Manevi zenginlik elde etmek

Yeni fırsatlar elde etmek

Yurt dışı seyahatlerde başarı

Yurt dışı ticarette başarı

Yardım istemekle ilgili konular

CUMA GÜNÜ

Cuma günü venüsün etkisindedir ve duygusal konularda çalışmak için çok uygun etkiler verir. Evlilik, nişan, evlilik teklifi etmek, romantik zaman geçirmek, keyif verecek etkinliklere katılmak, güzelleşmekle ilgili şeyler, sanatla ilgilenmek, evin dekorasyonunu yenilemek, küslerin barışması, masaj yaptırmak, ortaklıklar kurmakve alışveriş yapmak konusunda olumlu etkiler verir.Cuma günü aşağıdaki konularda enerji, olumlama, niyet, meditasyon çalışmaları yapmanız çok etkili olacaktır.

Aşk hayatınızı şifalandırmak

Evliliğinizi şifalandırmak

Çekiciliğinizi ve güzelliğinizi arttırmak

Kendinizi veya başka birisini affetmek için çalışmalar

Hayatınıza romantizmi çekmek

İyi bir ortak bulmak veya ortağınızla sorunlarınızı şifalandırmak

Sanatsal başarı elde etmek

Hayatınızı güzelleştirmek

Birisi ile barışmak

CUMARTESİ GÜNÜ

Cumartesi günü satürnün etkisi altındadır. Satürn daraltan ve kısıtlayan bir etki yapar. Bugün sabır ve irade isteyen işler için uygun enerjiler verir ancak yeni başlangıçların yavaş ilerlemesine de yol açabilir. Özellikle bilgelik kazanmak veya bir konuda ders almak için bugünün enerjisini kullanmak çok verimli olacaktır.

Cumartesi günleri düzenlenmesi ve toparlanması gereken işleri yapmak, disiplin gerektiren her türlü işle ilgilenmek, geç sonuç alınması sizin için önemli olmayan ancak kalıcı olmasını istediğiniz işlere başlamak için de bugünü değerlendirebilirsiniz. Örneğin kilo vermek istiyorsanız, sizin için ne kadar sürede kilo vereceğiniz değil verdiğiniz kilonun kalıcı olmasını istiyorsanız yani sonrasında kilonuzu korumak istiyorsanız cumartesi diyete başlamak için idealdir. Ancak hızlı kilo vermek için pazartesi tercih edilebilir. Pazartesi başlanan diyetlerin çabuk bırakılabildiği de ayın etkisi ile ilgilidir diyebiliriz.

Cumartesi günü aşağıdaki konularda enerji, olumlama, niyet, meditasyon çalışmaları yapmanız çok etkili olacaktır.

Korkularınızı arındırmak

Bir şeylerle vedalaşmak

Kötü bir alışkanlığınızı bırakmak

Daha disiplinli ve iradeli olmak için çalışmalar

Sabırlı olmak için çalışmak

İnşaat işinde başarılı olmak

Kalıcı olmasını istediğiniz işler için çalışmak

PAZAR GÜNÜ

Pazar günü güneşin etkisindedir ve canlılık, enerji veren bir gündür. Özgüven gerektiren işlere başlamak, otorite konumundaki insanlarla görüşmeler yapmak, evlilik, nişan gibi başlangıçlar yapmak, kutlamalar ve organizasyonlar yapmak, misafir ağırlamak veya misafirliğe gitmek, gösteri yapmak, dikkat çekmek istediğiniz işleri yapmak, baba ile ilgili sorunları çözmek, çocuklarla ilgilenmek, dilekçe vermek ve ünlenmekle ilgili girişimlerde bulunmak için uygun bir gündür.

Pazar günü aşağıdaki konularda enerji, olumlama, niyet, meditasyon çalışmaları yapmanız çok etkili olacaktır.

Baba ile ilgili sorunları şifalandırmak

Eril yönlerinizle ilgili sorunlarınızı şifalandırmak

Sağlıkla ilgili sorunları şifalandırmak

Başarılı olmak istediğiniz her konu

Tanınmak istediğiniz konular

Çocuklarınızla ilgili konuları şifalandırmak

Özgüveninizi arttırmak

Üst makamlarda görüşme gerektiren işlerinizde başarılı olmak

Yeni başlangıçlar yapmakla ilgili konuları şifalandırmak

Bu temel bilgilerden sonra günle birlikte saat seçimi bilmeniz de faydalı olacaktır.

Belli bir günün aynı saati seçtiğiniz konu için çok güçlü etki yapar. Örneğin şansla ilgili çalışacaksanız jüpiter gününün jüpiter saatini seçmek çok yüksek enerji verir. İkinci seçenek hızlandırmak için jüpiter gününün ay saatini seçmektir. Üçüncü seçenek ise özel durumlarda seçim yapmanızdır. Bununla ilgili aşağıda vereceğim listeyi kullanabilirsiniz.

Jüpiter – Büyütür

Ay – Hızlandırır

Merkür – Ay kadar olmasa da hız verir ancak temelde zihinsel aktiviteyi arttırır. Yeni fikirler ve bağlantılar için kullanılabilir.

Güneş – Başarı verir ve parlatır.

Venüs – Sevgi ve ilişkilerde başarı verir.

Satürn – Bilgelik verir ve yavaşlatır.

Mars – Enerji verir ancak tartışmalara da yol açabilir.

Benim önerim bir gezegenin günü ve saatini seçmeniz olacaktır, en güçlü etki bu şekilde alınır. İkinci seçenek ay saati olabilir. Örneğin cuma günü aşkı hayatınıza çekmek için çok olumlu enerjilere sahiptir. Cuma günü venüs saati en etkili saattir ancak cuma ay saati hızı arttırmak için ikinci iyi seçimdir. Ancak amacım bu konuda bir ders almak ise yani bilmem gerekeni öğrenmek ise bu durumda cuma günü satürn saatini tercih ederim ancak niyetimi de ” Aşk hayatımdaki sorunların gerçek nedenini bilmek için” şeklinde belirleyerek enerji gönderirim. Yani cuma – satürn saati aşkı hayatınıza çekmek için uygun bir zaman değildir ancak aşk hayatınızla ilgili korkularınızdan kurtulmak için veya almanız gereken dersleri almak için uygun bir zaman olabilir.

Eğer olumlama ve niyet hazırlama ile ilgili bilgilere ihtiyacınız varsa Bolluk ve Bereketin Enerjisi isimli e- kitabımı aşağıdaki linkten indirerek okumanızı öneririm.

Burada olumlama ve niyet hazırlamanın kurallarını öğrenebilirsiniz.

http://www.reikiturk.com/bolluk-ve-bereketin-enerjisi-yeni-kitap

Eğer herhangi bir enerji ile çalışmıyorsanız ve enerji çalışmaları yapmak istiyorsanız uzaktan ” Gezegen Enerjisi” uyumlanmalarını önerebilirim. Her bir gezegenin enerjisi ile saatinde çalışmanız çok faydalı olacaktır. Uyumlanmalar kişisel ve ücretlidir. Aşağıdaki linkten gezegen enerjileri uyumlanmasını inceleyebilirsiniz.

http://reikiturk.com/market/index.php?route=product/product&filter_name=gezegen&product_id=79

Verdiğim bilgilerin ihtiyacı olanlara ulaşmasını ve faydalı olmasını seçiyorum.

Sevgiyle kalın

Berna Özcan Demir

 

 

Bu yazıdaki bilgiler tıbbi bir teşhis, tedavi veya öneri içermez. Sağlık sorunlarınızda doktorunuza başvurunuz.

Değişimin Formülü

change-673007_1280Eğer hayatınızda bir şeyleri değiştirmek istiyorsanız ancak bu size çok zor geliyorsa, uygulamanız için basit bir formül vereceğim. Formül çok basit; Parçalar bütünü etkiler. Yani hayatınızın bir alanında olumlu değişimler sağlayabilirseniz bu bütün hayatınızı olumlu yönde etkileyecek ve değişim için gerekli enerjiyi açığa çıkartacaktır. Bu nedenle eğer istediğiniz alanlarda değişim size zor görünüyorsa kolay olan bir alanda değişiklikler yaparak işe başlayın. Aşağıda örnek olması için hayatınızın bazı alanlarını yazıyorum.

Sağlık
Aile
Kariyer – İş
Maddi durum
Duygusal ilişki
Arkadaşlık – Sosyal Yaşam
Ruhsallık – Kişisel Gelişim
Hobiler

Sizde kendi listenize başka alanlar ekleyebilirsiniz. Listenizi hazırladıktan sonra hangi alanlarda değişim istediğinizi belirleyin. Diyelim ki iş konusunda sorunlarınız var ve işinizi değiştirmek istiyorsunuz ancak bazı nedenlerle bu sizin gözünüze yakın dönemde olanaklı görünmüyor. Bu durumda değişiklik yapabileceğiniz alanlara odaklanın. Örneğin yeni bir hobi edinmek, kişisel gelişiminiz için faydalı olacak bir seminere katılmak, fazla bir kaç kilonuzu vermek, ailenize daha sevgi dolu yaklaşmak, size zarar veren birisi ile ilişkinizi bitirmek, giyim tarzınızı değiştirmek veya para biriktirmeye başlamak… Bunlar gibi sizde kendi seçeneklerinizi oluşturun ancak bunlar uygulama imkanınız olan şeyler olsun. Yani sizi çok zorlayacak şeyleri seçmeyin ve elinizden geldiği kadar fazla madde yazın. Sonra bu maddelerden en kolay olanları hemen uygulamaya başlayın ve ne kadar fazla şey yaparsanız o kadar olumlu olduğunu bilerek uygulamalarınızı yapın. Yani sadece bir konuda tek bir değişim yapmaktansa birden fazla alanda birden çok değişim yapmak çok daha olumlu olacaktır. Bu çalışma aynı zamanda odağınızı olumlu değişime yönlendirmenizi sağlayacaktır ve odağımızı verdiğimiz yere enerjimiz de akmaya başlar. Eğer çalışmanızı isitkrarlı olarak yaparsanız bir süre sonra size zor gelen değişimlerin çok kolay gerçekleştiğini görebilirsiniz. Belki değişim istediğiniz şekilde olmayabilir yani başka bir işe geçmeyebilirsiniz ancak işinizdeki pozisyonunuz değişebilir veya iş şartlarınız iyileşebilir. Ancak hayatınızın bir alanında yapacağınız değişimler her durumda bütünü olumlu etkileyecektir. Bu bilginin ihtiyacı olan herkese ulaşmasını seçiyorum. Sevgiyle kalın. Berna Özcan Demir

Işık İşcisi Nedir?

candle-1239891_1920Işık işcisi karşılık beklemeden bütüne hizmet eden kişi demektir. Bu hizmeti yapması için şifacı veya ruhsal öğretmen olmasına yada spiritüalizmle ilgili bir iş yapmasına da gerek yoktur. Bulunduğu her yerde ve zamanda insanlara faydalı olmayan çalışan, başka insanların mutluluğu ile mutlu olabilen, koşulsuz sevebilen ve yaptıkları için karşılık beklemeyen her insan bir ışık işcisidir. Ancak genelde ışık işcileri şifacılık, ruhsal öğretmenlik, yaşam koçluğu gibi işlere doğal olarak ilgi duyarlar ve bu alanlara çekilirler. Spiritüel işlerle ilgilenen herkese ışık işcisi dememiz ise mümkün değildir. Bazı insanların sadece ego tatmini, maddi kazanç, veya kişisel ilgi nedeniyle bu konularda çalışmalar yaptığı da bir gerçektir. Bu insanlarla, gerçek ışık işcileri arasında çok ciddi farklar vardır ve dikkatli bir göz tarafından kolaylıkla bu farklar algılanabilir.

Gerçek bir ışık işcisi bütünlük kavramını anlamıştır. İnsanların diline, dinine, milletiyetine hatta kişiliğine bakmadan herkesi bir olarak görür, sever ve saygı duyar. İnsanların özünün aynı olduğunu ve hepimizin bu özü barındırdığını bilen ışık işcisi kendi kişisel değerleri ile insanları yargılamaz. Herkesin özgür iradesine saygılıdır ve kendisinden yardım istenmediği sürece kimsenin hayat akışına müdahale etmez. Ancak yardım çağrısı aldığı anda tüm kalbiyle yardıma hazırdır.

Bir ışık işcisini eleştirirseniz ilk yapacağı şey içine dönmek ve kendisini arındırmaktır. Çünkü o sizin ona aynalık yaptığınızı ve sizde gördüğü herşeyin aslında kendi içinin yansıması olduğunu bilir. Yaptığınız eleştiri ise onun farkına varması gereken bir soruna işaret etmektedir bu nedenle bunu kendisini arındırmak için fırsat olarak görür.

Işık işcileri çevrelerindeki negatif ve düşük titreşimli enerjileri, pozitif ve yüksek titreşimli enerjilere yükseltme yeteneğine sahiptir. Çoğu zaman bunu bilinçli yapmazlar ancak onlara yakın olmak size kendinizi çok daha iyi hissettirir. Kendinizi olumsuz bir ruh halinde, korku içinde veya depresif hissettiğiniz zamanlarda bir ışık işcisinin yanında olmak kadar rahatlatıcı bir şey yoktur. Enerjinizi temizler, sizi rahatlatır ve titreşiminizi yükseltir ve bunu çoğu zaman otomatik olarak yapar.

Işık işcilerinin genelde sezgileri güçlüdür, bazıları auraları görebilir bazıları yüksek ölçüde empatiktir bazıları daha yüksek psişik yeteneklere sahiptir. Bazı ışık işcileri ise kendi yeteneklerinin farkında değildir veya yaşadığı korkularla bu yeteneklerini kendi rızaları ile köreltmişlerdir. Ancak her durumda bu yetenekleri uyanmaya hazırdır.

Işık işcileri egosunu dengelemiştir özellikle spiritüel egodan tamamen uzaktır. Başka insanları eleştirerek kendi değerini arttırmaya çalışan insanlar için üzülür ve onlara oldukları gibi değer verir. Işık işcileri hep birlikte mutlu olacağımız, iyi olacağımı ve refah içinde yaşayacağımız bir geleceğe inanır, bunun için çalışır.

Işık işcileri çocuklarla ve hayvanlarla çok iyi anlaşır ve onlar tarafından sevilirler. Ayrıca doğaya karşı derin bir sevgi ve saygı duyarlar. Doğayı veya hayvanları korumak için aktif olarak çalışan bir çok ışık işcisi vardır.

Işık işcileri sadece gezegenimiz için değil tüm evren için çok önemlidir ve insan bilincindeki gelişimin devam etmesi hatta sıçramalar yapması için çok büyük bir misyon üstlenirler. Işık işcileri bizim içimizdeki özü hisseden ve bu özün gerçek gücünü ortaya çıkartmamız için bizi destekleyen insanlardır. Elbette kaçınılmaz olarak yaşamak için çalışır, para kazanır, dünyasal işlerle ilgilenirler. Ancak gerçek bir ışık işcisi her ne yaparsa yapsın gittiği her yere ışık ve elini attığı her işe güzellikler getiren kişidir. Işık işcilerinin sayısının daha fazla artacağı dönemlere doğru yol alırken hepsinin önünde saygıyla eğiliyorum.

Sevgilerimle

Berna Özcan Demir

4 Elementle Şifalanma


Şamanik sistemlerde korku duygusu ile başa çıkmanın en kolay yolu korkularınızı suya bırakmaktır. Çünkü korku su elementi ile bağlantılıdır. Akan bir su kenarına yada deniz kenarına giderek gözlerinizi kapatın ve ” falanca korkumu sevgiyle suya bırakıyorum” olumlamasını hissederek bir kaç kere tekrar edin. Evinizde korkudan arınma çalışması yaparken de su imgesi ile meditasyon yapabilirsiniz. Korkularınızın bedeninizden karanlık bir bulut olarak çıktığını ve akan bir ırmağa girerek burada arındığınızı imgeleyebilirsiniz. Yine korkularınızla ilgili meditasyon, olumlama, niyet çalışmaları yaparken önünüzde bir kase tuzlu su bulundurmak ve sonrasında bu suyu hemen lavoboya dökmek de yardımcı olabilir.

Yine şamanik geleneklerde öfke toprak elementi ile ilgilidir. Öfkenizden kurtulmak için doğada küçük bir çukur kazıp tüm öfkenizi bu çukura akıttığınızı düşünmek harika bir çalışma olacaktır. Eğer bunu yapma imkanınız yoksa imgeleyerek toprakta bir çukur açabilir ve öfkenizi akıtabilirsiniz. Çok öfkeliyken yalınayak toprağa basmak ve öfkenizin ayak altlarınızdan akıp gittiğini düşünmek de faydalı bir çalışma olacaktır.

Keder duygusu içinse hava elementi ile çalışabilirsiniz. Kendinizi üzüntülü, kederli ve hüzünlü hissettiğiniz zamanlarda açık havada yürüyüş yapmak veya sadece temiz havayı içinize çekip bu olumsuz duyguları nefesinizle havaya gönderdiğinizi imgelemek çok faydalı olacaktır.

Ateş elementini ise artık işinize yaramayan ve sizin faydanıza hizmet etmeyen şeylerden kurtulmak için kullanabilirsiniz. Bunun için artık kurtulmak istediğiniz düşünce kalıplarınızı, inançlarınızı ve duygularınızı bir kağıda yazıp mum alevinde yakmak çok faydalı olabilir. Bu şekilde sembolik olarak ateş elementinin gücünü kullanmış olursunuz. ( Yangin tehlikesine karşı kağıdı güvenli bir ortamda ve şekilde yakmaya dikkat edin.)

Bu çalışmaları bir kere yapmak yeterli olmayabilir, gerekli gördükçe tekrarlamanızı öneririm. Sevgiyle kalın. Berna Özcan Demir

DAHA SAĞLIKLI OLMAK İÇİN ÖNERİLER

Öncelikle sağlığınız için şükredin her durumda sizden daha kötü durumda olanları düşünerek şükretmenizin çok faydası olacaktır. Şükretmek hayatınıza güzel şeyleri çekmenin anahtarıdır. Şükrettiğiniz herşey artarak büyür ve gelişir. Dikkatinizi kesinlikle hastalığınıza vermeyin, unutmayın dikkatinizi verdiğiniz herşeye enerjinizi gönderirsiniz ve enerjinizi gönderdiğiniz herşey büyür. Dikkatinizi hayatınızdaki güzel şeylere odaklayın.

Bol bol gülümseyin, gülümsemek insanın hormonlarını ve biokimyasını çok olumlu etkiler. Kendinize gülmek için daha fazla imkan oluşturun. Size hastalığınızı hatırlatan yada sürekli dertlerini anlatan insanlardan uzak durmaya çalışın. Bu insanlar enerjinizi düşürür ve sağlığınızı da olumsuz etkiler. Olumlu ve mutlu insanlarla birlikte zaman geçirmeye çalışın.

Yeni alışkanlıklar edinmeye çalışın, özellikle yapmak istediğiniz ama bugüne kadar yapamadığınız bir şeyler varsa bunlara odaklanın. Bu bilinçaltınıza benim daha işlerim var ve bunun için iyileşmeyi seçiyorum mesajı verecektir. Tıbbi tedavinizi kesinlikle ihmal etmeden sizi tamamlayıcı olarak destekleyecek reiki, meditasyon, yoga gibi ruhsal çalışmalarda bulunmanız da stres düzeyinizin düşmesine yardım edecektir. Yine inançlarınız doğrultusunda dualar etmeniz yada ibadet etmeniz de manevi gücünüzü yükseltecektir.

En önemlisi kendinize sağlıklı olmak için izin verin her gün aklınıza geldikçe “ Sağlıklı olmak için kendime izin veriyorum” olumlamasını yapmanızı öneririm.

Geceleri yattığınız zaman uyuyana kadar olan zaman diliminde kendinizi sağlıklı ve çok mutlu olarak imgelemenizi öneririm. Bu süre beyin dalgalarının alfa ritmine girdiği süredir ve yaptığınız imgelemeler, olumlamalar direk bilinçaltınıza gidecektir.

Hasta olmak da sağlıklı olmak da bir seçimdir ve önemli olan sizin sağlıklı olmayı seçmenizdir. Bedeniniz bir kaç senede bir kendisini yenilir bir kaç sene sonra aynı hücrelere sahip olmayacaksınız. Eğer düşüncelerinizi değiştirirseniz hücrelerinizde değişecektir.

İnsan düşüncesinin DNA yı etkilediğine dair bir çok bilimsel çalışma vardır. Rus bilim adamı Dr.Vladimir Poponin DNA ile ilgili çok ilginç bir deney yapmıştır. Bir kabı tamamen boşaltan ve içinde vakkum adı verilen boluk oluşturan bilim adamı kabın içinde sadece fotonları bırakmıştır. Fotonların dağılımını inceleyince beklendiği gibi tamamen rastgele bir dağılım gösterdiklerini görmüştür. Daha sonra kabın içine DNA yerleştirmiş ve yeniden kabı tamamen boşaltmıştır. Bu sefer fotonların dağılımını incelediği zaman fotonların DNA’nın çevresinde düzenli olarak dizildiğini görmüştür ve ilginç olan DNA kaptan çıkartıldıktan sonra bile fotonlar hala DNA varmış gibi dizilimlerini korumuşlardır. Bu deney insan DNA ‘sının atom altı dünyayı etkilediğini göstermektedir. Ayrıca DNA’nın bir enerji alanı vasıtasıyla fotonlarla bağlantı kurduğu görüşünü de Dr. Poponin bu deneyle ortaya atmıştır.

Bir diğer deney Amerikan ordusu için yapılmıştır DNA için vericilerden lökositler yani beyaz kan hücreleri alınıp ve elektriksel degisimlerin ölçülmesi için özel kutulara yerlestirilmiştir. Deneyde, verici kişi bir odaya yerlestirilip kendisinde degişik duygular üreten”duygusal stimulasyon”lar kullanılmıştır. Yani kendisinde farklı duygu durumları oluşturacak video klipleri izlemesi sağlanmıştır. DNA verici ile aynı binada fakat farkli bir odaya konuldu. Hem verici hem de onun DNA’ sı bilimsel cihazlarla incelendi ve verici duygusal inisler veya çıkışlar gösterirken DNA’sının da aynı anda elektiriksel yanıtlar verdiği tespit edildi. Yani kişinin duyguları DNA’sı kendi bedeninde olmasa bile DNA’yi etkilemekteydi. Duygularımızın DNA’yı etkileyebileceğin en güzel kanıtlarından birisi olan bu deneyde DNA kişiden ne kadar uzaklaştırılırsa uzaklaştırılsın sonuç değişmedi yani her durumda kişinin duyguları DNA’sını etkiledi. Bu deneyden çıkartmamız gereken sonuç duygularımızın DNA’mızı yani sağlığımızı etkilediği gerçeğidir ve olumlu duygular hisseden bir insanın sağlıklı olma şansı her zaman daha fazladır.

Yine DNA ile ilgili bir başka önemli deney Heart Math Enstitüsü tarafından yapılmıştır. Bu deneyde, bir kaç insan DNA’sı, üzerinde ölçümler yapılabilecek özel kaplara alındı. Vericiler meditasyon konusunda eğitimli ve istedikleri duyguları üretebilen insanlardı. Bu kişilere belli duygulara odaklanmaları söylendi ve bu esnada DNA’larındaki değişimler incelendi. Vericiler sevgi, minnet,merhamet gibi olumlu duygular hissettikleri zaman DNA’larında gevşeme oldu ve uzunluğu arttı. Vericiler öfke, korku, stres gibi duygular hissettikleri zaman ise DNA’ları daraldı ve kısaldı ki bu DNA’nın sağlıksız bir duruma geldiğinin göstergesiydi.

Lütfen bir an için düşünün olumlu duygular DNA yapınızı değiştirebiliyor ve sağlıklı hale gelmesini sağlıyor. Sağlığınız için yapabileceğiniz en önemli şeylerden birisi sevgi, minnet, şükür ve anlayış gibi olumlu duygulara sahip olmanızdır. Sorununuz ne olursa olsun bu olumlu duygular bedeninizin kendisini iyileştirmesi için çok önemlidir. O halde hemen şimdi yüzünüze kocaman bir gülümseme kondurun ve hemen size kendinizi iyi hissettirecek ne varsa bunlara odaklanın.

Sevgilerimle

Berna Özcan Demir

GERÇEKTEN ÖZGÜR BİR YAŞAM SÜRDÜRMEK

Hepimizin yaşamında kısıtlayıcı bazı şartlar vardır ve bunlar son derece olağandır. Sabah keyifsiz kalkarsınız ve o gün canınız işe gitmek hatta yataktan kalkmak bile istemez. Ancak sorumluluklarınız vardır ve kendinizi zorlayarak kalkar işinize gidersiniz. İçinizden o gün açık havada olmak geliyorsa ancak siz işe gitmek zorundaysanız bu noktada özgürlüğünüzden feragat etmişsiniz gibi görünebilir ancak gerçek sınırlanma sorumluluklarımızla ilgili değildir. Bir aileye sahip olmak, hayatınızı idame ettirecek kadar para kazanmak, toplumsal ilişkiler kurmak belli bir düzen içinde yürütülmesi gereken şeylerdir. Bu düzeni sağlamak içinde isteklerimizi ertelemek hatta bazen onlardan vazgeçmek zorunda kalabiliriz. Özgürlüğün kaybedildiği nokta sorumluluklarımızın yerine getirilme noktası değil gerçekten istemediğimiz şeyleri istediğimizi sandığımız noktadır. Gerçek kimliğimizi tanımamak, kendimizden kaçmak, sürekli dış uyanlara bağımlı hale gelmek ve bize öğretilenleri kendi inançlarımız gibi kabul etmek bizi gerçek bir tutsak haline getirir.

Benim ailemde yemek yendikten sonra hemen sofra toplanır hatta sofradan kalkan kendi tabağını da alır ve tezgaha koyar. Yemek sonları seramonilerimiz yoktur yemek hızlı yenir, sofra toplanır ve bulaşıklar hemen yıkanır. Bu annemin kurduğu bir aile düzenidir ve ailemizin yemek alışkanlığıdır. Oysa eşimin ailesinde yemekten sonra mutfakta oturma ve sofrada sohbet etme alışkanlığı vardır. Kayınvalideme gidince yemekten sonra sofrada sohbet etmek, çay içmek bana her zaman çok keyif vermiştir. Ancak ilk evlendiğimiz zamanlarda yemek yer yemez sanki kurulu robot gibi hemen eşimin elinden tabağı alıp mutfağa koşuyordum. Bundan eşimde şikayetçiydi ben de ama o sofra toplanmadan kendimi rahat hissedemiyordum. Sonra kendimle çalışırken fark ettim ki bu ben değilim, bu benim istediğim şey değil. Sadece içimdeki annem o anda bana emrediyor hemen kaldır sofrayı diye. Yanımda olmasa da içimde ve kurduğu program işliyor. İşte size tutsalıklık hem de gerçek bir tutsaklık….

Gerçek kimliğime göre değil bana öğretilen şeylere göre yaşıyordum hayatımı ve içimdeki annemim, babamım, öğretmenlerimin kısacası otorite konumundaki insanların emirlerini hala yerine getiriyordum. Sonra anladım ki özgürleşmem gerekli, önce gerçekten ne istediğimi anlamam sonra da kendi seçimlerime göre yaşamam gerekli.

Hayatımda bir süre bu konuya odaklandım ve günlerce düşündüm gerçek ben kim, neyi seviyor, ne istiyor? Eğer başka bir ailede doğsaydım başka arkadaşlarım olsaydı, başka bir toplumda yaşasaydım yine neler kesinlikle kişiliğimde olurdu? Bunları bir liste haline getirdim ve bu benim öz kişiliğim dedim. Daha sonra herhangi bir şey yapmak isteyince kendime sordum bunu gerçekten ben mi istiyorum yada bu gerçekten benim inancım mı, yoksa bana ait olmayan bir istek, inanç içinde miyim?

Bu çalışma özgürleşmem için çok faydalı oldu ve anladım ki “Gerçek özgürlük insanın içindedir dışınızdaki sadece yapabilme yeteneğidir özgürlük değil. ”

Size önerim annenizi ve babanızı dikkatle inceleyin. Onların kişilik özelliklerine ve alışkanlıklarına objektif bir gözle bakın. Sonra kendinize dönün ve hangi yönlerinizi ailenizden aldığınızı inceleyin. Alışkanlıklarınıza ve inançlarınıza özel bir dikkat gösterin. Bulabildiğiniz her şeyi not edin ve sonra listeniz hazırlanınca hangi konularda tutsak olduğunuzu daha iyi görecek ve bunları değiştirmek için çalışabileceksiniz.

Enerjimizi tüketen nedenler

Yaşam enerjimizin yüksek olması hayatımızda sağlığı, dengeyi, uyumu ve başarıyı elde etmemiz için çok önemlidir. Yaşam enerjisi ve titreşimi yüksek frekansta olan insanların isteklerini hayatlarına çekmeleri ve amaçlarına ulaşmaları da çok daha kolay olacaktır. Ancak bazı duygular, düşünceler ve durumlar yaşam enerjimizi kendiliklerinden tüketiler. Eğer bilinçli bir şekilde bunları fark edip durdurmazsanız her gün çok fazla ve gereksiz enerji kaybına uğrarsınız ve doğal olarak olumsuz bir enerji titreşimini de sahip olursunuz. Yaşam enerjimizi düşüren bu faktörler konusunda bir yazı yazmamım önemli olduğuna karar verdim ve herkesin faydalanmasınız seçiyorum.

1- Negatif duygular ve düşünceler

Negatif duygular çok fazla enerji tüketmemize yol açarlar. Daha doğrusu yaşam enerjimizi emerek olumsuz bir düşünce modeline yönlendirirler ve tüketirler. Öfke, endişe, kıskançlık, şüphe, üzüntü, nefret, suçluluk duyguları korkular ve insana acı veren her türlü olumsuz duygu yaşam enerjisini hızla tüketir, kişinin enerji titreşimini düşük bir frekansa getirir. Olumsuz duygular kolay fark edilebilir olmasına rağmen insanlar genelde enerjileri tükendikten sonra içinde oldukları ruh halini fark ederler. Bir kere bu duyguların tuzağına düşerseniz yaşayacağınız duygusal yoğunluk o kadar hızlı gelişir ki çoğu zaman tamamen kendinizi duruma kaptırır ve enerjiniz tükenene kadar bu olumsuz duyguları deneyimlersiniz. Ayrıca var olan enerjinizin zararlı duygu kalıplarına aktarılması sonucunda bu duygularla bağlantınız her seferinde daha da güçlenir ve bundan sonra aynı duyguları daha kolay bir şekilde deneyimlersiniz. Bunu şu şekilde ifade edebilirim. Öfkelendiğiniz zamanlarda yaşam enerjiniz öfke enerjisi tarafından emilir ve bu fke enerjisini besler.
Siz bu arada sizin sağlığınız, mutluluğunuz ve refahınız için gerekli olan enerjiyi hızla kaybetmektesinizdir. Öfke enerjiniz ise beslenmekte büyümektedir. Bir noktadan sonra sakinleşmeniz gerektiğini birisi size söyler yada siz farkına varırsınız veya sakinleşmek zorunda kalırsınız. Ancak artık öfke enerjisi sizin enerji alanınıza daha güçlü bir şekilde yerleşmiştir. Bundan sonra artık daha kolay ve hızlı ortaya çıkacaktır küçük bir tetikleyici bile öfke enerjisini aktif hale getirecek o yeniden sizin var olan enerjinizi tüketmeye başlayacaktır. Olumsuz duygular sadece siz onları deneyimlerken enerjinizi tüketmezler aynı zamanda duygusal olarak onlardan uzaklaştığınız zamanlarda bile enerjinizi çalmak için hazır beklemektedirler. Küçük bir uyaranla yeniden aktif hale geçerler ve enerjinizi yeniden emmeye başlarlar. Her enerji alımından sonra da daha güçlü olarak enerji alanınıza yerleşirler. Eğer hayatınızdaki enerji kaçaklarından kurtulmak istiyorsanız negatif duyguların oluşturduğu kayıpları durdurmanız gereklidir.

Genelde negatif duygular bir düşünce ile başlar. Duygunun ilk tetikleyicisi olumsuz bir düşüncenizdir. Bu düşünce; bir endişe, bir şüphe, bir eleştiri veya olumsuz bir durumla ilgili bir değerlendirme olabilir. Önce bir şey düşünürüz sonra bu düşünce duygusal durumumuzu etkiler ve düşünceye bağlı bir duygu geliştiririz. Bu nedenle olumsuz düşünceler, olumsuz duygulara yol açtığı için enerji kayıplarının temel nedeni bile sayılabilirler.

2- Erteleme eğilimine sahip olmak

Eğer yapmanız gereken işleri sürekli erteleme eğilimindeyseniz bu özelliğiniz yaşam enerjinizin tükenmesine yol açıyor demektir. Yapılması gereken küçük yada büyük işler siz o anda farkında olmasınız bile bilinçaltınızda sürekli sizi rahatsız ederler. İçinizde bir tarafınız bu işin bitmesi gerektiğini bilir ve siz dikkatinizi bu konudan kaçırsanız bile içsel olarak ertelemiş olmanız sizi rahatsız eder. İşte bu rahatsızlık duygusu yaşam enerjinizi sürekli tüketir ve enerji kaçağına yol açar. Eğer diş hekiminizi ziyaret etmeniz gerekiyorsa ama çeşitli nedenlerle bunu erteliyorsanız dikkatinizi bu konuya vermeseniz bile sürekli bu konu sizi rahatsız edecektir. Evinizde sürekli damlayan ama bir türlü tamir ettirmediğiniz o musluk, terziye vermeniz gereken pantalon, silmeniz gereken camlar, ödemeniz gereken o küçük borç, aramanız gereken arkadaşınız, gitmeniz gereken akrabanız ertelediğiniz her ne varsa bunlarla ilgili ” yapmam gerekli” inancınız varsa rahatsızlık ve dolayısıyla enerji kaybı kaçınılmaz olacaktır.

3- Enerji vampirliği

Bizler çevremizdeki insanlarla sürekli bir enerji alışverişi içindeyiz. Duygusal bağımız olan insanlarla bu enerji alışverişi daha güçlü iken sadece iletişime geçtiğimiz hatta bazen iletişimimiz bile olmayan insanlarla enerji alışverişi yaparız. Ailemiz ve sevdiklerimizle aramızdaki enerji alışverişi genelde gönüllüdür. Biz onlara kendi enerjimizden veririz onlardan da enerji alırız. Bu zarar verecek bir süreç değildir, enerji rezonasyonunu sağlamak için otomatik gerçekleşen bir süreçtir. Özellikle sevgi alıp verirken bu enerji alışverişi daha da artar. Yine iletişime geçtiğimiz insanlarla bağlantı kurarken enerji uyumu için enerji alış-verişi gerçekleşecektir ki bu da çok normaldir. Ancak bazen bazı insanlar genelde farkında olmadan başka insanların enerjisini emerler. Buradaki enerji emişi çok güçlüdür ve karşışıklı enerji alışverişi gibi değildir. Karşınızdaki insan sizin enerjinizi tüketmektedir ve enerji ihtiyacını sizin auranızdan karşılamaktadır ve bunu çoğunlukla bilinçsiz yapmaktadır.

Enerji vampirleri genelde olumsuz duygu ve düşüncelere sahip insanlardır. Bu nedenle kendileri ciddi enerji kayıpları yaşamaktadırlar ve bu enerjiyi yerine koymak için bir şekilde başka insanların enerjilerini tüketirler. Başka insanların enerjilerini alırken de kendi olumsuz enerjilerini ortaya koyalarlar çünkü sizin enerji kaybetmeniz için sizin de olumsuz duygular içinde olmanız ve bu kişi ile rezone olmanız gereklidir. Siz olumlu duygulara ve yüksek bir titreşime sahipseniz sizden enerji almaları çok kolay olmayacaktır. Bu nedenle de sizinle bir araya gelen enerji vampiri sorunlarını, acılarını, korkularını anlatmaya başlar. Siz bunu bir dertleşme olarak görür ve tüm iyi niyetinizle yardımcı olmaya çalışırsınız ancak karşınızdaki insan bilinçsizce sizin enerji titreşimizi düşürmeye çalışıyordur. Daha sonra konuşma bittiğinde kendinizi çok yorgun ve tükenmiş hissedersiniz ve daha da kötüsü siz de artık olumsuz duygular içindesinizdir. Çünkü karşınızdaki enerji vampiri sizin enerjinizi alırken sizin de ruh halinizi etkilemiş ve olumsuz duygular içine girmenizi sağlayarak kendi içinizde de enerjinizin olumsuz duyguları beslemesine neden olmuştur. Bu süreç daha detaylı konuşulabilir ancak enerji vampirlerinden korunmak enerjinizi korumak için çok önemlidir diyebilirim.

4- Dedikodu yapmak

Dedikodu yapmak yani başka insanlar hakkında olumsuz konuşmak enerji kayıplarımızın önemli bir nedenidir. Dolanıklık teorisi gereği atom altı dünyada herşey bir ve tektir. Biz de herkesle ve herşeyle bağlantılıyız. İnsan dikkatini nereye verirse enerjisi de oraya akar ve bir kişi ile ilgili düşünmeye, konuşmaya başlayınca onunla aranızda enerji bağı güçlenir. Bu kişiyi bilincinizde tuttuğunuz sürece yani onunla ilgili konuşmaya devam ettiğiniz sürece de bu enerji bağı güçlenir ve aranızda bir enerji alış verişi başlar. Bu enerji alışverişinde bu kişi hakkında olumsuz konuşarak siz ona olumsuz enerji gönderiyorsunuzdur. Sizden çıkan enerji neyse aynı nitelikte enerji mutlaka size geri dönecektir. Haklı olan siz olsanız bile birisine negatif enerji gönderirseniz o kişiden olmasa bile bir şekilde aynı şekilde negatif enerji size geri dönecektir. Her enerji kaynağına geri döner yasası gereği ürettiğiniz olumsuz bir enerjinin size geri dönmesi herhangi bir zamanda ve şekilde ama mutlaka olacaktır. Size dönen negatif enerji ise titreşiminizi düşürecek ve enerji kaybetmenize yol açacaktır.

Ancak hepsi bununla da sınırlı değildir bir de bu insanla olumsuz bir bağ kurduğunuz için onun üzerinde bulunan olumsuzlukları da onunla paylaşmaya başlayacaksınız. Bunu şöyle düşünün siz Bayan X’in yalancı olduğunu düşünüyorsanız ve yalancı olduğunu ifade ediyorsanız onunla kurduğunuz bağ yalan enerjisi ile ilgili olacaktır. Bu durumda Bayan X gerçekten yalancı bile olsa onun bu özelliği ile bağ kurduğunuz için aranızda oluşan enerji alışverişi gereği ondan kendinize yalan enerjisi transfer edeceksiniz. Yani onun bu özelliğine odaklanarak onun sahip olduğu bu enerjiye kendinizi rezone etmiş olacaksınız. Bu da hayatınızı iki şekilde etkileyecektir ya yalan söyleme huyunuz artacaktır ya da yalancı insanlar karşınıza daha fazla çıkacaktır. Her durumda Bayan X e ait olan bir enerjiyi onunla paylaştınız demektir ki bu durumda enerjinin doğası gereği sizden de ona enerji akışı olacaktır. O size yalan enerjisini verirken siz de ona kendi enerjinizden vereceksiniz. Aldığınız olumsuz enerji sizin kendi enerjinizi düşürerek enerji kaybına yol açarken, bir de enerji verdiğiniz için enerji kaybınız daha da fazla olacaktır. Bu nedenle dedikodu yapmak gerçekten çok ciddi enerji kaybetmenize yol açacaktır. Dikkat ederseniz haklı olup olmadığınız bu süreçte hiç önemli değildir.

Bunların dışında enerji kaybetmemize yol açan başka şeyleri de madde madde yazmak istiyorum.

– Aşırı uykusuzluk
– Çok fazla yemek yemek
– Gürültü kirliliği
– Sigara,alkol, uyuşturucu kullanımı
– Havasız ve kirli ortamlarda uzun zaman bulunmak
– Enerjisi çok düşük ve olumsuz insanlarla uzun zaman birlikte olmak ( enerji vampiri olmasalar bile bu kişilerin aurası bizi olumsuz etkiler)
– Stres

Peki enerji kaçaklarını durdurmak için ne yapabiliriz.?

Öncelikle erteleme huyumuzu bırakmak, dedikodu yapmamak, enerji vampirlerinden uzak durmaya ve korunmaya çalışmak ilk adımlar olacaktır. Negatif duygu ve düşüncelerimizi kontrol etmek için farkındalığımızı geliştirmek, duygu kontrolü sağlamak ve odağımızı istediğimiz zaman değiştirebilme yeteneğimizi geliştirmemiz önemli olacaktır. Eğer bunlar sizin için bir anlam ifade etmiyorsa en temel anlamda olumlamalarla çalışmanızı öneririm.

Sürekli olumlama yapmak zihninizi pozitif bir noktada tutacaktır. Yine enerjilerle çalışmanın ve meditasyonun da çok faydasını göreceğinizi söyleyebilirim.

Olumsuz duygu ve düşünceleri şifalandırmak için kullanabileceğiniz bazı olumlamalar

Olumlu düşünme yeteneğim her geçen gün gelişiyor.
Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum ve kendimden hoşnutum.
Zihnim sadece olumlu düşüncelere odaklanıyor.
Olumlu düşünebilmek beni güçlendiriyor.
Benim için iyi ve hayırlı düşünceler üretiyorum.

Enerji vampirliğinden korunmak için ve negatif duygu ve düşünceleri temizlemek için çeşitli seminerlerimiz de zaman zaman olmaktadır. Bu konularla ilgilenenler bunları da takip edebilerler.

ÖNEMLİ UYARI: www.bernaozcandemir.com daki bütün bilgiler yasal olarak tescil ettirilmiş ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca koruma altına alınmıştır. Lütfen izinsiz kullanmayın aksi takdirde ilgili kanunun 71. maddesi uyarınca gerekli yasal işlemler yapılacaktır. Anlaşmazlık durumunda İstanbul mahkemeleri yetkilidir.

AYNADAKİ KİM?

AYNADAKİ KİM?

“Bilemezsin
Sana verecek bir armağanı ne çok aradığımı.
Hiçbir şey içime sinmedi.
Altın madenine altın sunmanın ne anlamı var.
Ya da okyanusa su.
Düşündüğüm her şey
Doğu’ya baharat götürmek gibiydi.
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok,
Çünkü Sen zaten bunlara sahipsin.
O yüzden Sana bir ayna getirdim.
Kendine bak ve beni hatırla!”

Mevlana…
Evren her birimiz için kocaman bir aynadır ve dışımızda gördüğümüz herşey aslında kendi yansımalarımızdır. Bizler, diğer insanlarla ilişkiye girerken bilinçsizce bize aynalık yapacak insanları seçeriz. Sizi olduğunuzdan çok daha güzel ve harika gösterecek bir ayna vermeyi teklif etsem ancak bundan sonra sadece bu aynayı kullanmanızı koşul olarak öne sürsem, büyük bir ihtimalle teklifimi reddedersiniz. Çünkü aynaya bakarken herkes kendisini olduğu gibi, güzellikleriyle ve kusurlarıyla görmek ister. Bu şekilde saçlarınızı düzeltebilir, elbisenize göz atabilir veya makyajınızı yapabilirsiniz. Yani hiç kimse kendisini olduğundan daha iyi gösterecek bir aynayı istemez. İşte hayatınızdaki insanları size aynalık etmesi için seçerken de hem güzelliklerinizi hem de kusurlarınızı gösterecek insanları seçtiniz. Bu şekilde gördüğünüz güzel şeylerden keyif alıp, kusurlarınızı düzeltme şansınız olacaktı…

Şu durumda hayatınızdaki insanlara bir bakın bakalım neler göreceksiniz. Öncelikle güzelliklere bir göz atmanızı öneriyorum. Eşinizin, annenizin, kardeşinizin, arkadaşınızın, patronunuzun hangi yönlerini beğeniyor, takdir ediyorsunuz. İşte bunların hepsi sizde açıkça veya potansiyel halinde olan özelliklerdir. Eğer en yakın arkadaşınızın iletişim yeteneğini takdir ediyorsanız, emin olun aynı iletişim yeteneğine sizde sahipsiniz. Belki henüz bunu keşfedemediniz yada bu yeteneğinizi yeterince geliştiremediniz ancak harika bir iletişim potansiyeline sahipsiniz. Aynanız size güzel yönlerinizi gösteriyor ve bunu görerek kendinizi geliştirmek yönünde adımlar atma şansı veriyor.

Bir de hayatınızda olan, sizi rahatsız eden ve öfkelendiren insanlara bir bakın. Unutmayın bu insanları da siz seçtiniz ve size aynalık yaparak kusurlarınızı göstermelerini istediniz. Şimdi itirazları duyar gibiyim… Ama iş arkadaşım çok kıskanç ve yalancı birisi, bana nasıl aynalık yapabilir ki? İlk yanıtım eğer bu kişi sizin yaşamınızdaysa, sizi bir şekilde etkiliyorsa yani bu kişiye karşı kızgınlık, öfke, yadsıma gibi duygular hissediyorsanız size aynalık yapıyor demektir. İçinizde bir yerlerde bastırdığınız veya sandığa tıkıp üzerine kilit vurduğunuz küçük bir kıskanç veya yalancı olabilir mi diye düşünmenizi öneririm. Bir sorunu reddetmek sadece direnç oluşturur ve dirençte sorunu daha fazla büyütür. Eğer içinizdeki kıskanç yönünüzü fark ederseniz yapmanız gereken şey seni gördüm, farkettim ve sevgiyle şifalanmana izin veriyorum demektir. Farkındalık, şifalanmanın ilk adımıdır. İkinci aşamada ise sorunu kabul etmeniz gereklidir. Son adım ise sevgiyle olmasına izin vermektir. Sevgiyle iyileşmesine izin vermek, sevgiyle akmasına izin vermek veya sevgiyle şifalanmasına izin vermek…

Bugünden sonra her kimi takdir ederseniz yada her kimden rahatsız olursanız kendinize ” Bu insan bana hangi konuda aynalık yapıyor” diye sorun. Eğer aynanız iyi şeyleri gösteriyorsa bundan mutlu olmak elbette hakkınızdır. Ancak ayna kötü şeyleri gösteriyorsa bundan daha fazla mutlu olabilirsiniz, çünkü tam o anda şifalanmanız için güçlü bir destek alıyorsunuzdur. Size düşen sadece doğru soruyu sormak, farketmek, kabul etmek ve şifalanmasına izin vermektir. Daha sonrasında karşınızdaki insana içinizden sevgiyle teşekkür edin. Eğer size aynalık yapmasaydı nasıl daha mükemmele doğru yol alabilirdiniz ki….

Size aynalık eden insanların hepsi çok önemlidir ancak aileniz sizin ruhsal olarak tekamül etmeniz için, size en mükemmel şekilde aynalık yapan kişilerden oluşur. Özellikle anne, baba, kardeş, eş ve çocuklarınıza bu konuda özel bir dikkat göstermenizi öneririm. Sadece ailenize değil, hayatınıza dokunan ve sizde beğeni yada rahatsızlık oluşturan insanların her birisine bilinçli bir şekilde bakın ve O’nlara baktıkça kendinizi tanıyın…
Son olarak Mevlana’nın sözlerini bir kere daha hatırlatmak istiyorum.

 

O yüzden Sana bir ayna getirdim.
Kendine bak ve beni hatırla!”
Sevgilerimle

 

Berna Özcan Demir

Kişisel Gelişimle İlgilenenlere

Bir süredir üzerinde bir kaç satır yazmak istediğim bir konu vardı ve şimdi zamanı geldi sanırım. Kişisel gelişim, ruhsal olgunlaşma ve tekamül gibi konular son yıllarda artık bir çok insanın ilgisini çekmeye başladı. Artık pek çok insan içini değiştirerek dışını da değiştirebileceğini fark etmeye ve kendi içsel değişimi ve dönüşümünü sağlamak için çalışmaya başladı. Elbette bu düşünce ile yola çıkan kişi kendisi için en uygun tekniği, en uygun rehberi, kitabı veya eğitimi arıyor ilk önce. Karşısına ise onlarca farklı alan, üstat, teknik, seminer, eğitim çıkıyor. Bir teknikten diğerine, bir eğitimden ötekine koşan insanların bir çoğu aslında mucize bir hap peşindeler. Bir teknik öğrenecek bütün hayatı değişecek, bir inisiyasyon alacak ve mucizlere yaşayacak zannediyor bu kişiler. Elbette arz-talep dengesi içinde bir çok sistem, öğreti, teknik de bu insanlara mucize hap olarak sunuluyor. Ancak istediği mucize hapı bulamayan insanlar bir süre sonra umudunu kaybediyor ve çoğunlukla ilk başladığı noktaya tekrar tekrar geri dönüyor. Bu noktada zaman kaybından bile daha önemli olan inanç kaybıdır bence. Yüzlerce tekniğin arasında gömülen ve sonuçta hiç bir şey elde edemeyen insanların inançları bir noktada kırılıyor ve bu ise gerçekten büyük bir kayıp…..

İşte bu noktada sizlerle bir kaç düşüncemi paylaşacağım. Lütfen size en uygun tekniği baştan araştırarak seçin, meditasyon, yoga, reiki, olumlamalar, uzak doğu disiplinleri ( sporları da diyebiliriz), kuantum zihin çalışmaları, NLP, EFT ve şu anda aklıma gelmeyen diğer tekniklerden hangisi size daha uygun, hangisini uygularken keyif alıyorsunuz, hangisi yaşam koşullarınızla uyumlu buna karar verin. Daha sonra bu konuda temel bilgileri edinin ve hemen uygulamaya başlayın. Meditasyon kursuna gitmek değil düzenli olarak meditasyon yapmak önemlidir, reiki öğrenmek değil her gün kendinize reiki uygulayacak zamanı ayırmak size fayda sağlar. Okumak değil, bildiğinizi uygulamak hayatınızı değiştirir. Yanlış anlaşılmasın okumayın demiyorum, bende okumayı çok seven bir insanım ama okuduğum herşeyi uygulamayau çalışmıyorum daha doğrusu rutin uygulamalarımı bırakmıyorum yeni bir şey yapacaksam bile üzerine ekliyorum. Aksi halde sürekli yeni bir şeyler yapmak daha önceki çalışmalarımı yarım bırakmama neden olur ki bu durumda sonuç alamam. Kesinlikle bir tekniği uygulamazsam yapacaklarımın faydası olmaz diye düşünmeyin, ben yukarıda saydığım ve şu anda aklıma gelmeyen bir çok tekniğin çok değerli olduğunu ve düzenli olarak çalışırsanız fayda göreceğinize inanıyorum. Asıl bir şeyleri yarım yada kısa süreli yapmanın faydası olmuyor…

Bir diğer konuda şu ki bizim alanımızda dengeli ego, tevazu, önyargısız zihin, evrenin yasalarına uygun yaşamak gibi vasıflar çok önemli. Kimseyi eleştirmemekle birlikte bir çok kişinin spirituel egosunun çok yüksek olduğunu görüyorum. En iyi enerji benimki, en iyi üstat benim, herşeyi en iyi ben bilirim gibi inançlar ne yazık ki çok insanda fark ettiğim noktalar. İlginç bir çelişki ama ne yazık ki durum bu…. Bu durumda lütfen gücünüzü kimseye teslim etmeyin, bir insan size ruhsal yolculuğunuzda kendi bilgileri ve deneyimleri dahilinde rehberlik edebilir, sizinle bilgilerini paylaşabilir ve gelişiminiz için sizi destekleyebilir ancak sonuça o da insandır. Ben egomu yendim söylemi kesinlikle sevdiğim bir söylem değil, egosunu tamamen yenen bir insan artık teklik bilincinde yaşar ve ben yokum sade “O” var der bu kişi artık herşeyle birdir. Bu bilinç durumuna gelen insanlara bizim kültürümüzde ” Eren” denir dolayısıyla egosunu yenen kişi zaten bunu söylemez siz görürsünüz hatta bir adım öteye geçersek ben bu kişiye kerametin nerde diye sorma hakkını kendimde bulabilirim. Ben kişisel olarak egomu dengeli kullanmaya ve ” Ben” i korurken ” Biz” i de düşünmeye çalışan biriyim ve kesinlikle egomu yendim gibi bir iddiam yok. Lütfen herşeyi ben bilirim, benim söylediğim doğrudur, bu iş için tek yol budur, ben en yüksek üstadım gibi söylemleri olan insanlara dikkat edin. Gerçek bir üstat herşeyiyle mütavazi bir insandır ve tevazusu göstermelik değil her durumda geçerlidir. Bir çok insan gördüm ki lafa gelince tevazu sahibi ama sürekli kendisini öven, meziyetlerini anlatan ve ben kelimesini bir cümlede bir kaç kere tekrar eden insanlar. Spiritüel egosu yüksek insanlara karşı dikkatli olmanızı öneririm.

Bir de sürekli başkalarını eleştirenlere karşı da sizi uyarmak istiyorum. Bir insan ya kendisi üretir yada başkalarının ürettiği üzerinden fikir yürütür. Ben bu güne kadar kimseyi eleştirmek için bir şey yazmadım temelde bana uygun olmasa yada katılmasam bile herkesin fikirlerini saygı duyuyor ve kendi düşüncelerini anlatmalarını destekliyorum. Ben de kendi düşüncelerimi, bilgilerimi ve deneyimlerimi blogdan, e-kitabimla ve facebook dan sizlerle paylaşmayı tercih etttim. Başka birisinin söylediği yada yaptığı şey değil benim ne yaptığım önemlidir ve kendi çalışmalarıma odaklıyım ki gerçekten faydalı olmak için doğru düşünme şeklinin de bu olduğuna inanıyorum. Sürekli başkalarını eleştiren insanların zihinleri hata aramaya odaklıdır ve hayatta sürekli hatalara bakarlar. Oysal ruhsal gelişimininde yol almış insanlar hatayı örten, ayıbı kapatmaya çalışan insanlardır. Bir insan sürekli başkalarını eleştiriyorsa lütfen dikkat edin, ne kadar aksini iddia etse de ruhsal gelişim merdiveninin daha alt basamaklarındadır…

Son olarak kimse sizin kurtarıcınız değildir, sadece siz kendinizi kurtarabilirsiniz. Ben sizinle bilgilerimi ve deneyimlerimi paylaşabilirim, size sevgilerimi gönderebilirim ama sizi kurtaramam. Bende sizin gibi kendi ruhsal yolumda hala arınma çalışan, -şifalanma çabası devam eden ve hala tekamül etme amacı taşıyan bir insanım. Sadece deneyimlerimi ve bilgilerimi sizinle paylaşıyorum ve emin olun ben de sizden bir çok şey öğreniyorum. Bu süreçte birbirimize aynalık yapıyoruz ve birbirimizi destekliyoruz. Bu düşüncenin dışında bir şekilde size kurtarıcı olarak yaklaşaninsanlara dikkat edin, bu kişiler genelde kendileri kurtarılmaya ihtiyaç duyan insanlardır ve kurtulmak istedikleri bir yoksunlukları vardır.

Muzice hap diye bir şey yoktur arkadaşlar tek mucize sizsiniz ve içinizdeki gerçek gücü fark edince mucizeler kendiliğinden karşınıza çıkacak buna tüm kalbinizle inanın lütfen…..

Lütfen bu yazımı gördüğüm ve yaşadığım şeylerden kaynaklanan tecrübelerimi sizinle paylaşmam olarak değerlendirin. Kimseyi karşı bir suçlamam yok, kimseyi hedef almadım yada bu yazıyı yazarken bile kimseyi düşünmedim. Sadece bir çoğunuzun çok temiz ve çok iyi niyetlerle hayatınızı şifalandırmaya çalıştığınızı görüyorum ve size çok değer veriyorum. Sizin için en doğru tekniklerin, üstatların ve gerçekten hayatınıza fayda getirecek çalışmaların karşınıza çıkmasını seçiyorum….

Sevgilerimle

Berna Özcan Demir